Bir gün o sevimsiz iskelelerin hepsi, o ahşap çit ve mezarlar kaybolacak. O tepelerde bronzlaşmış çıplak bacaklarına çorap giymeden koşturan başka kızlar olacak ve insanlık Ruth Watkins'le abisini - ve, evet, Baba'yı da-öldüren o kara, zalim iblisi; tüm dünyada kol gezip kadın erkek herkesin belini büken,kazanılmamış bir servetin ve işçileri köleleştirip emeği sömürmenin hayaliyle ülkeleri baştan çıkararak yıkıma sürükleyen o şeytani gücü zincire vurmanın bir yolunu bulduğu takdirde bu kızlar büyüdüklerinde belki de daha mutlu kadınlar olacak.