Arzu dediniz ya hocam, Hazreti Sümeyra binti Ubeyd, Medine döneminde Müslüman oluyor. On üç yıllık tebliğ sürecinden sonra Efendimiz (s.a.v.) hicret edince, onun Mekke'de neler yaşadığını merak ediyor. Kitap yok ki okusun; hani siyer yok, Google
yok, Wikipedia yok... Bunu nasıl öğrenirim, acaba orada başlarından ne geçti, hicret edene kadar ne bedeller ödediler diye düşünüyor. Sonra kendince bir yol buluyor. En iyisi bir muhacirin evine temizliğe gideyim, onun hayvanlarına bakayım, bunun karşılığında muhacir, Efendimiz'in (s.a.v.) Mekke'de neler yaşadığını bana anlatsın diye düşünüyor. Sadece yeni bir cümle duyabilmek için...
Ve duyuyor, öğreniyor...
| Ve öğreniyor. Öğrendiklerini çocuklarına aktarıyor. Üç oğlu Avf, Muaz ve Muavviz şehit oluyor. Arkasından kocası Haris ve babası Ubeyd şehit oluyor. Sonra bir daha evleniyor, Allah dört evlat daha veriyor, onlar da şehit oluyor. Belki de hepsi, Hazreti Sümeyra binti Ubeyd'in yerleri süpürüp karşılığında Efendimiz'in (s.a.v.) Mekke'deki hayatını öğrenebilmek için ödediği bedelden dolayı şehitlik makamına kavuşuyor. Biz ise yanımızdaki çeşit çeşit siyer kitaplarını, onları da bırakın, elimizin altındaki interneti kullanıp bir şey öğrenmenin peşine düşmüyoruz. İşte bu, dertten mahrum olma meselesidir.