İlk incelememi; ilk kez okuduğum Nazan Bekiroğlu’nun kaleminden olan Nar Ağacı için yapıyorum.
Kitabı okurken oradan oraya anlatıcısıyla beraber savrulduğum, kaleminin sıradanın dışında olması ve konusunun ilgimi çekmesi itibariyle elimden düşürmeden okuduğum bu kitap çok güzeldi.
Taht-ı Süleyman’ın beyzadesi, Tebriz’in meşhur halı tüccarı Setterhan’ın ve Trabzon’un öksüz, muhacir kızı Zehra’nın Trabzon- Tebriz- Tiflis- Batum- Bakü- İstanbul hattında geçen sürükleyici hikayesini anlatıyor bu roman.
Aşkın mı aşığın mı eksik kaldığını anlayamadığım Setterhan’ın hikayesinden, muhacirlik yoluna düşmüş Zehra’nın hikayesinin birleşmesi, iki ırmağın bir olması hikayesi bu okuyacağınız hikaye.
Farklı inançların, milletlerin, savaşların zengin detayları ve dönemi yansıtması, gerçekçiliği beni çok etkiledi. Trabzon’dan başlayan ve gerçekçiliğiyle tüylerimi ürperten muhacirlerin yolculuğunu ve Osmanlı’nın çöküşündeki sefaletin, acının oldukça gerçekçi aktarımını bu roman aracılığıyla herkesin okumasını tavsiye ederim.
Herkese keyifli okumalar :)