2025 hedeflerimden biri olan daha çok kitap (not: verimli okumalardan oluşan) oku ve daha çok inceleme yaz hedefimi gerçekleştirmek için 2025 senesinin ilk kitap incelemesini sizinle paylaşıyorum. Bu senenin ilk kitabı Susanna Tamaro’nun, Yüreğinin Götürdüğü Yere Git isimli kitabı. Kitapla ilgili cümlelerimi yazmadan önce yazarı tanıtmakla başlamak istiyorum. Tamaro, 1957 senesinde İtalyanın Trieste isimli şehrinde dünyaya gelmiştir. 27 yaşında yazmaya başlayan yazar. En büyük ününü Yüreğinin Götürdüğü Yere Git isimli kitapla kazandığı belirtilen yazar genelde mektup ve günlük tarzında yazılar yazmaktadır. Roman türündeki eserleri; Büyülü Çember (1994), Yüreğinin Götürdüğü Yere Git (1994), Aklı Bir Karış Havada (1989), Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar (2002), Yüreğimin sesini dinle (2007), Dünyanın Ruhu) (1997), Luisito - Bir Sevgi Öyküsü (2008), Var Olan Ada (2012)Her Melek Korkunçtur (2013), Büyük Bir Aşk Hikâyesi (2021) isimli eserlerdir. Öykü türündeki eserleri; Tek Ses İçin (1998), Yanıtla Beni (2001) isimli eserlerdir. Bunlara ek olarak günlük türündeki eserleri; Sevgili Mathilda, İnsanın Yürümesini Dört Gözle Bekliyorum (2000), Eve Doğru (2000) isimli eserlerdir.
Yazarın Yüreğinin Götürdüğü Yere Git isimli eseri anneannesinin kendisinden uzak bir yere taşınan torununa yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Torununa hayata dair tavsiyeler ve aile sırlarını açıklamak gibi görünen mektupların okudukça bir kadının yaşamının içsel hesaplaşması olduğunu fark ettim. Zaten nasihat veren kişilerin size değil kendi geçmişlerine nasihat verdiğini bilirsiniz. Kızını torunu dünyaya geldikten bir süre sonra kaybeden kadın ve torunu birlikte yaşamaya başlar. Anneanne bu durumu özetlemek ve torununa bakım veren olarak yaptığı ebeveynliği aradaki yaş farkından ötürü nine-anne olarak