…”Onu fethetmeye ve geri almaya karar verdim” dedim.
“Bu imkânsız” dedi. “Sizi hiç terk etmedi ki. Bu yüzden imkânsız. Sadakatsizlik eden birini geri getirebilirsiniz. Fakat zaten hiçbir zaman gerçek anlamda ve nihai olarak sizin olmamış birini… Hayır imkânsız.”
Dijital medya, gerçekten de “insanlığın gücünün ötesine” geçmiyor mu? Hızlı, artık kontrol edilemez bir hayalet artışına öncülük etmeyecek mi? Aslında onların yüzünden uzaktaki insanları nasıl düşüneceğimizi ve yakındaki insanlara nasıl dokunacağımızı yüne unutmuyor muyuz?
Bugün çalışma zamanlarımız dışında kalan bir zamanımız yok. Bu yüzden onu sadece tatile değil, aynı zamanda bizimle birlikte uyumaya da götürüyoruz. Bu yüzden bugün huzursuz uyuyoruz. Tükenmiş performans öznesi, tıpkı bir bacağın uyuşması gibi uykuya dalıyor.