Ellerimde üç dört santim kalınlığında açık duran bir kitabı tutmak, başka hiçbir şeyden çekmediğim kadar sırtıma yük bindiriyordu. Görebilmek, kitabı tutabilmek, sayfalarını çevirebilmek, okuma pozisyonunu sürdürebilmek, bir kitabevine gidip kitap satın alabilmek. .. Okurlarının bu beş bedensel yeterlilik kriterini karşılamasını şart koşan ayrımcı kitap kültüründen tiksiniyordum. Bu ayrıcalığın farkında bile olmayan, kendini kitap aşığı ilan eden o bilgisiz kibirli tiplerden de tiksiniyordum.