İnsanlar, durumlarının daha iyiye gideceğine inanarak seve seve efendi değiştirirler ve bu inanç, efendilerine karşı silaha sarılmalarına yol açar; ama bu konuda kendilerini aldatmış olurlar, çünkü daha sonra deneyim yoluyla durumlarının daha kötüye gittiğini görürler.
İktidarın eskiliği ve sürekliliği içinde, yeniliklerin anıları ve gerekçeleri silinip gider; çünkü bir değişim, daima başka bir değişimin oluşumuna zemin hazırlar.
Aşağı ve mütevazı konumdaki birisinin, prenslerin yönetimlerini tartışmaya ve kurallarını belirlemeye cüret etmesinin kendini beğenmişlik olarak addedilmesini istemem; çünkü nasıl manzara resmi yapanlar, dağların ve yüksek yerlerin yapısını gözlemlemek için ovada alçak bir konumda duruyor ve alçak yerlerin yapısını gözlemlemek için dağların tepesine çıkıyorlarsa, aynı şekilde, halkların yapısını iyi tanımak için prens olmak ve prenslerin yapısını iyi tanımak için de halktan birisi olmak gerekir.
Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali’nin sade ama rahatsız edici derecede gerçekçi romanlarından biri. Olaylardan çok Yusuf’un iç hâlini izliyoruz; sessizliğini, uzak duruşunu, olup bitene karşı içine attıklarını. Bu yüzden roman ilerlerken insan kendini sık sık Yusuf’un yerine koyarken buluyor.
Yusuf’un Muazzez’e duyduğu his, klasik bir aşk anlatısından farklı duruyor. Daha çok hayata tutunma ihtiyacı gibi hissettiriyor. Bazı duygular ve kararlar özellikle açıklanmıyor; okur olarak ben de bunların nedenlerini düşünürken buldum kendimi. Hikâye bu yönüyle okuru yönlendirmekten çok, hissettirmeyi tercih ediyor.
Romanda adaletsizlik duygusu çok güçlü. Gücü elinde tutanların rahatlığı, Yusuf’un sessiz karşı duruşuyla yan yana duruyor. Hikâye ilerledikçe bu sessizlik daha da ağırlaşıyor ve okurda kalıcı bir etki bırakıyor.
Gerçekçi anlatımıyla, okurdan cevaplardan çok hissetmesini isteyen romanlardan biri.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,2bin okunma
Venedik Taciri, William Shakespeare’in tartışmalara açık, düşündüren bir oyunu. Olaylar Venedik’in ticaret merkezli dünyasında bir borç anlaşmasıyla başlıyor ama kısa sürede adalet, merhamet ve önyargı konularına kayıyor. Antonio ile Shylock’un sözleşmesi, sadece maddi bir mesele değil, insanların birbirine nasıl baktığını gösteren bir çatışma.
Shylock karakteri oyunu ilginç kılan yönlerden biri. Ne tamamen suçlu ne de haklı; yaşadığı dışlanma onun bakış açısını sertleştiriyor ve okuru sürekli sorgulamaya itiyor. Adalet gerçekten adil mi, yoksa kimin elindeyse ona göre mi değişiyor sorusu hep akılda kalıyor.
Portia ise zekâsı ve sağduyusuyla öne çıkıyor. Mahkeme sahnesi, kuralların sorgulanmadan uygulanmasının tehlikelerini gösteriyor.
Venedik Taciri, ilk bakışta hafif ilerleyen bir oyun gibi görünse de, altında güçlü ve hâlâ güncel sorular barındıran bir eser. Okurdan taraf seçmesini isteyen, bitse bile zihinde kalmaya devam eden bir oyun.
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma