"Her şey birikir, degil mi? Öylece yok olmaz. Ve bir gün bastırdığın şeyi kurcalamaya başlarsın. Ve bu kara bir çūrümüşluk yığınıdır,
sonsuzdur, dehşet vericidir ve gözlerini kaçıramazsın."
Seni az tanıyorum..Az..
Sen de fark ettin mi? Az, dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarinda koca bir alfabe var.
O alfabeyle yazilmıs onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki
harfĩn arasında Biri başlangıc, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşip birbirlerine kavuşmus gibiler. Senin ve benim gibi...
Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorum, demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Bilmesem de, öğrenmek
için her șeyi yaparım, demektir. Belki de az, her sey demektir.
Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek șeydir..