En azından kızımın karşı görüşten örgüte ait bir militan tarafından kurşunlanmayacağından eminim. O taraklarda bezi yok bu kuşağın. Duvarlara slogan yazarken coplanmadılar ve eylem koyarken heder olup gitmediler onlar. Sokakları, benim kuşağımın gençleri gibi dava uğruna ölmek için değil; film ve müzik festivallerine, sanat bienallerine katılmak için arşınladılar. Rap müziğe tempo tuttular. Abuk subuk enstalasyonları 'yapıt' diye sokaklarda teşhir ettiler ve en büyük düş kırıklıklarını, abartılmış fiyatlara satılan spor ayakkabıları, tişörtleri giyemedikleri, markalı çantaları omuzlarından sallandıramadıkları için yaşadılar. Evlerde ana, baba, çocuk üçgenindeki en çetin savaşlar, hep çok moda bir tüketim maddesinin alınamamasıyla ya da gezme izninin sabahlara kadar sürememesiyle sınırlı kaldı.