"Ebu Bekir, Ömer, Osman o kadar imkana rağmen fakir bir Müslüman gibi yaşamayı tercih ettiler. Söylenenlere göre Muaviye böyle bir yolu takip etmeyi terk etmiş görünüyor. Lüks ve israftan haz almaya başlamış. Ümmet bu yaşayışını örnek almaya başlarsa dünyaları uğruna ahiretlerini unuturlar. Bizim görevimiz kim olursa olsun yanlış yaptığında onu doğru olana davet etmektir. "
"Muhakkak ki Allah'u Teala Hazretleri (Celle Celaluhü), kanatlarının biri doğuda, diğeri batıda başı arşın altında ayakları yedi kat yerin altında olan ve üzerine bütün varlıkların sayısınca tüyü olan bir melek yarattı. Ümmetimden erkek, kadın herhangi bir kimse bana salat ettiğinde (Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed dediği zaman) Allah'u Teala (Celle Celaluhü) o meleğe arşın altındaki nurdan bir denize damlasını emreder. Bunun üzerine melek o denize dalıp çıkar ve kanatlarını silkeler. Her tüyünden bir damla damlar. Allah'u Teala (Celle Celaluhü) damlayan her bir damladan kıyamete kadar o salat eden kimse için istiğfar edecek bir melek yaratır. "
Alexander Graham Bell 'in güzel bir sözü vardır :"Bir kapı kapandığında başkası açılır, fakat biz sıklıkla ve uzun süre kapanan kapıyı üzülerek baktığımız için, bizim için açılan kapıyı göremeyiz." Hayatımızda bizi bıraktı diye kızdığımız insanlar var ya, işte onlar sadece sebeplerdir. Gidişleri, terk edişleri, kapattıkları kapılar, ellerimizi bırakışları, yalnız kalışlarımız, geçemediğimiz sınavlar, geçemediğimizi sandığımız imtihanlar hepsi birer sebep. Neydi burası :" Sebepler alemi," her şeyin bir sebebe bağlı olduğu alem. Ne mutlu ardındaki manayı görebilene.