Bazı gece yarıları uyanır, beni, kendisini seyrederken bulurdu. Yüzümü okşar, burnumu oynatır ya da göğsüme sokulur, yine uyurdu. İçim büyür, içime dolunay olur, önünden ince bir bulut geçer, bedenim manzaraya dar gelir, vurun direğim sızlardı.
Döküldüğüm yerden yüzüne, gözlerine, ona ait herhangi bir ayrıntıya bakıyor, yeni bir rüzgarın yavaşça yelkenlerimi doldurmaya başladığını hissediyor ve "Ah, diyordum, ikimizden biri ölmeli."