Bir insanı tanımak, geçici bir süre içinde olsa onu sevmek, sevilmek, hatta ihanete bile uğramak...Bir çocuğun elinden tutmak, yaşlı bir kadın yolda karşıdan karşıya geçerken ona yardım etmek...Gecenin geç bir saatinde sokağa fırlayıp dondurma ya da köfte yemek... Yağmurda ıslanmak, kar altında yürümek...İnsan bunları tatmak için yaşar.Hep bu tad alma anını bekler.Ama hiç bir zaman gerçekleştiremez.Gerçekleştirme olasılığı zaman geçtikçe daha da azalır.Sonra can sıkıntısı denilen baş belasından kurtulmak için her çareye başvurduğu kısır dönem gelir çatar.Pek uzun süren belki de taa ölünceye dek süren o kısır dönem...Politik bir bağlantısı olmayan herkes yalnızdır,güvensiz ve sanki işsiz güçsüz gibidir.Eğlenceyi seviyorsunuz değil mi?Eğlenirken toplumdaki, daha doğrusu evrendeki gerçek yerinizi bilememekten doğan beceriksizliğinizi, şaşkınlığınızı giderdiğinizi sanıyorsunuz da ondan.