Rastgele yürüyüşlerle ilgili öğrendiğim şey şu: Bir ağacın yanında duruyorsanız ve rastgele yönlere doğru yürümeye başlarsanız, eninde sonunda yine o ağaca dönüyordunuz. Uzun sürebiliyordu, bu süre zarfında bayağı uzaklaşmış olabiliyordunuz, ama yeterince uzun süre devam ederseniz, eninde sonunda dönüyordunuz. Bütün mesele buydu yine o çok yaşlı ağaç.
Svetlana bana dik dik bakıyordu. "'Ne var ne yok?' gerçek bir soru değil. Ne olup bittiğini umursamıyor."
"Biliyorum," dedim sefil bir halde.
"Uzlaşımları küçümsediğini biliyorum, ama sırf orijinal, zekice bir ifade olmadığı için 'İyidir, sağ ol,' diyemeyecek seviyeye getirmemelisin bunu. Hayatın her alanında alışılmadık olamazsın. İnsanlar yanlış anlar."