İşte böyle, burada günler sorunsuz bir şekilde geçip gidiyor.
Arada bir hatırlanmaya değer bir olay gerçekleşse de devasa ve belirsiz zamanın ağırlığında kaybolup iz bırakmadan siliniyor. 
Hiçbir yerde fotoğraf çekmedim. Manzaralar yalnızca gözbebeklerimin içine kaydoldu. Nasıl olsa kameraya dahil olmayan sesler, kokular ve dokunuşların her biri kulaklarıma, burnuma, yüzüme karşı ve ellerime ayrı ayrı kazınmıştı.
“Aslında kimse, onu yaşarken hayatının en mutlu anını yaşadığım bilmez. Bazı insanlar kimi coşkulu anlarında hayatlarının o altın anını "şimdi" yaşadıklarını içtenlikle (ve sık sık) düşünebilir ya da söyleyebilirler belki, ama gene de ruhlarının bir yanıyla bu andan da güzelini, daha da mutlu olanını ileride yaşayacaklarına inanırlar.”