Çocukluk hiç bitmez...Yaşınız ilerler, büyürsünüz, saçınıza aklar düşer ama o hep oradadır. Kalbiniz kırıldığında, düşünmeden verdiğiniz kararlarda, o artık sizi sevmediğini söylediğinde, hakkınız yendiğinde, görmezden gelindiğinizde, yok sayıldığınızda, geçmeyeceğine inandığınız bir yalnızlığa teslim olduğunuzda, kontrolsüz öfkenizle, dolmuş gözlerinizle, yüzünüzdeki kırgın ifadeyle döndüğünüz yer daima çocukluğunuzdur.
Bir çocuk, "annem duygularını ifade etmekte zorlanıyor, bu yüzden bana şefkat ve yakınlık gösteremiyor" diyemez çünkü böyle bir düşünsel donanımı henüz yoktur. Peki böyle bir durumda çocuk ne yapar? Durumu nasıl anlamlandır? Çoğu zaman bunun olağan olduğunu düşünür: ebeveynlerin böyle davrandığını, anne-baba-çocuk ilişkilerinin böyle olduğunu...Zihninde bu hali " normal" olarak kodlar. Zamanla da şefkate, yakınlığa ihtiyaç duyduğunu bile fark etmez. Saçı okşanarak büyümenin, takdir edilmenin, saygı görmenin mümkün olduğunu hiç düşünemez. Başka seçeneği olmadığı için de sağlıksız olana uyum sağlar, onunla yaşamayı öğrenir.
Her gün 25 sayfa kitap okursanız her ay 750 sayfaya denk gelir. ( 2-4 Kitap )
Yılda 9000 sayfaya denk gelir. ( 30-40 Kitap )
Kendinde tahmin edemeyeceğin bir değişim fark edeceksin.
- Hayat Düzeni
- Bakış Açısı
- Konuşma Tarzı
2021 için 21 kitap önerisi
👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇
youtu.be/dVt15CdgsNIyoutu.be/dVt15CdgsNI
☝️☝️☝️☝️☝️☝️☝️☝️☝️☝️☝️☝️☝️☝️☝️
" Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen da hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz."