Bugün yorumlayacağım kitap,bu zamana kadar okuduğum kitaplar arasında en çok içimin cız ettiği kitaptır. Hayatımın
ilerleyen dönemlerinde bunun üzerine çıkacak bir kitap okur muyum bilmiyorum ama Anne Frank’ın Hatıra Defteri benim için bambaşka bir yerde olacak.
Anne Frank’ın babası Otto Frank’ın kendisine aldığı,Anne Frank’ın Kitty adını verdiği bu hatıra defteri, mutlaka herkesin okuması gereken bir kitaptır. Kitabın başında Hasan Ali Yücel’in de dediği gibi bu kitap bir topluluğu kötülemek ya da bir topluluğu övmek düşüncesini asla barındırmıyor. 13 yaşındaki her zaman kendini geliştirmeye odaklı,düşünen ve dışardaki arkadaşlarının halini düşünüp ben neden sıcak yatağımda uyuyorum sorgulamasını yapabilecek kadar olgun bir genç kızın Nazilerden saklandıkları dönemde başından geçenleri yazıp anlattığı mükemmel bir günlük.
14 Haziran 1942 ile 1 Ağustos 1944 tarihleri arasında Sevgili Kitty ile başlayan her günde sürüklenip kayboldum. ‘Arka Ev’ 2 yıl boyunca saklanıp yaşadıkları yermiş Anne ve ailesinin. Anne Frank saklandıkları süre boyunca orada yaşanan maceralarını,düşüncelerini ve korkularını o kadar güzel anlatmış ki uzun süreden sonra okuduğum en sürükleyici kitaplardan biriydi.
Kitabın dili çok sade ve akıcı. Zaten ilk 50-60 sayfada Anne o kadar sade bir dil kullanmış ki okuyunca ne dediğimi anlayacaksınız. Fakat günden güne Anne Frank kendini ve dilini
geliştirmiş, ki bence bu olgunluktaki bir genç kız için çok normal, kitap ilerledikçe dilden apayrı bir tat aldım ben.
O dönemde yaşanan her şeyi genç bir kızın gözünden okumak ve anlamak benim için çok güzeldi. Kesinlikle okumalısınız.