Saraya dönerken nöbette duran Konovnitsin'den öğrendim: Erzurum'da veba bulunmuş. O anda karantinanın korkunçluğu gözümün önüne geldi, o gün orduyu bırakıp gitmeye karar verdim. Veba salgını düşüncesi, alışılmış olmadığı için, çok kötü bir şey. Bu izlenimi silmek isteğiyle çarşıya gezmeye çıktım. Bir silah ustasının dükkanının önünde durup hançere bakıyordum ki, birden bire omzuma biri vurdu. Dönüp baktım: Arkamda korkunç bir dilenci vardı. Bir ölü gibi sapsarıydı; kızarmış iltihaplı gözlerinden yaş akıyordu. Veba düşüncesi gene içime düştü. Anlatılmaz bir tiksinti duygusuyla dilenciyi ittim, gezintiden hiç memnun kalmayarak eve döndüm.