Çocuklarınız, sizin çocuklarınız değildir.
..
Sizin sayenizde gelirler ama sizden değiller,
Ve sizinle olsalar dahi ait değiller size.
Sevginizi verebilirsiniz onlara, ancak düşüncelerinizi değil,
Zira, onların kendi fikirleri var.
Bedenlerini misafir edebilseniz de ruhlarını edemezsiniz.
..
Onlar gibi olabilmenin derdine düşebilirsiniz ama onları kendiniz gibi yapmamaya gayret edin.
Çünkü yaşam ne geriye gider ne de dünle oyalanır.
Sizler yaysınız, çocuklarınız ise o yaylardan ileri atılmış canlı oklar.
Ebediyete uzanan yolda hedefi götür okçu ve sizi kendi gücüyle öyle bir büker ki okları hızlı ve uzağa gitsin.
Bırakın okçunun elinde bükülmek memnuniyet versin size.
Çünkü o, ne kadar seviyorsa uçan oku, sağlam duran yayı da o kadar seviyordur.
Sen Yaradan'ın büyüklüğünü yüreğinde ve zihninde hissetmediğin sürece öteki yaratılmışlarla birliktesin, hissettiğinde ise bütün kâinat seninle birlikte..
Bir çiçekle bahar gelmezmiş ama tohumuna sığmayan bir çiçektir yarın ki baharları müjdeleyen. Okudukların, yazdıkların, söylediklerin, gayretin yarınlara olan umuduna merdivendir, dil ile edilen duaların fiilen inançla yoğurulmasıdır..
Herkesin dilinde o cümle; kalbim temiz.
İyi de mübarek!
Peygamber'in (s.a.v) kalbinin temizliğinden şüphesi mi vardı da geceleri ayakları şişene kadar dururdu namazda?