Ah nasıl bir cehalet bu, zavallıları yolun dışına sürüklüyor!
Altın, yeşil ağaçlarda aranır mı hiç,
Asmalardan incir toplayabilir misin?
Balıklarla zenginleştirmek istediğinde şölen sofranı, ağını dağın zirvesine atıp mı gizlersin?
Geyiklerin peşine düşmek istedi mi canın,
sığ kumsallarda mı ava çıkarsın?
İnsanlar gizli mağaraları bile bilir;
açık denizlerin dalgaları arasında,
hangi sularda bol bulunur kar beyazı inciler,
hangilerinde mor kızıl boyalar,
taze balık hangi kıyılarda sergilenir,
hangi kıyılarda dikenli deniz yıldızları.
Ama aradıkları iyinin nerde gizlendiğine gelince, körleşirler, bilmezlikten gelirler.
Yıldız yüklü gökyüzünün ötelerinde bulunan iyiyi, toprağın altına girip ararlar.
Ne kadar küfretsem az bu budala zihinlere?
bırak koştursunlar servet ve onur peşinde!
bu sahtelikler büyüdü mü kat kat şekilsizce,
işte o zaman anlarsın gerçek iyileri.