Mukaddime
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَاْلاِنْسَ اِلاَّ لِيَعْبُدُونِ 1
Bu âyet-i uzmânın sırrıyla, insanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi Hâlık-ı Kâinat
ı tanımak ve Ona iman edip ibadet etmektir. Ve o insanın vazife-i fıtratı ve fariza-i zimmeti, mârifetullah ve iman-ı billâhtır ve iz’an ve yakîn ile vücudunu ve vahdetini tasdik etmektir.
Öze yolculuk, insanın kendi hakikatine, tabiatına, fıtratına, cevherine yönelmesidir. Özünün ne olduğuna dair bir tefekkür ve tezekkür çabası içinde olmasıdır. "Ben kimim ve neden buradayım?" sorusuna cevap aramasıdır. Önüne konan moda tanımları kenara bırakacak cesareti göstermesidir. Bulmak için aramak zorunda olduğunu bilmesidir. Neyi araması gerektiğini bilmek için özüne dönme iradesine sahip olmasıdır.
Hiç mümkün müdür ki: Bir haliçenin her tarafına yayılan bir atkı ipini sanatkârane yerleştiren, haliçenin ustasından başkası olsun. Hem bir meyvenin mûcidi, ağacının mûcidinden başkası olsun.