6/10
·56 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:56
Çıtır çerezlik kısa tatlı bir hikaye. Beklentisiz okunursa sevilir. Çok farklı bir konusu yok, şaşırtmadı ama okurken sıkmadı da. Yazarın dili de sade, akıp gidiyor. Kitap alttan bir mesaj vermek istediyse de ben anlamadım :))
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,4bin okunma
Puan vermedi·16 syf.·
2026 80. kitabı
Leylek iki yengece dans öğretmenliği yapıyor. Sonra da öğrendiklerini uygulamaları için sınav olarak dans etmelerini istiyor. Kitabın ana mesajı öğrendiklerini hayatına katmanın önemi/gerekliliği ve bu mesaj hikâyede açık açık dile getiriliyor. Açık açık söylenen mesaj hikâyede yeterince iyi işlenmemiş demektir kanaatimce. Zaten birkaç cümlelik hikâyede ana mesajın tekrarlanması hikâyeyi hepten basitleştirmiş. Başka seçenek yoksa okunabilir ama öncelik verilecek bir kitap değil bence.
Yengeçlerin DansıE. Murat Yığcı · Minimo Yayınları · 20223 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Giyotinin Gölgesinde Bir İnsan
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:50
"Kitap bittikten sonra insan kendine şu soruyu sormadan edemiyor. "Bir insanı öldürmek yanlışsa, bunu bir bireyin yapmasıyla bir devletin yapması arasındaki fark tam olarak nedir?" Bu soru, kitabı bitirmeme rağmen peşimi bırakmıyor..." Bu kitap, aslında bir idam hikâyesi değil ölümün gölgesinde insan kalabilmenin hikayesidir. Hugo mahkûmun ne suç işlediğini özellikle söylemiyor. Çünkü onun amacı suçu yargılamak değil cezanın kendisini sorgulatmaktır. Kitabı okurken bir katilin bir hırsızın ya da bir suçlunun zihnine değil, yaklaşan ölüm karşısında titreyen bir insanın zihnine gireriz. Kitap boyunca en çarpıcı nokta idamın yalnızca birkaç saniyelik bir infaz olmadığı gerçeğidir. Asıl idam kararın açıklandığı gün başlar. Mahkûm her geçen saat biraz daha ölür. Her çalan saat, her açılan kapı, her ayak sesi onu giyotine birkaç adım daha yaklaştırır. Hugo fiziksel ölümden çok psikolojik işkenceyi anlatır. Kitabın en sarsıcı taraflarından biri de insanın ölüm karşısındaki çaresizliğini bütün çıplaklığıyla göstermesidir. Mahküm bazen umutlanır, bazen inkar eder, bazen öfkelenir, bazen de kaderine teslim olur. Bu yönüyle kahraman sadece bir mahkûm değildir. O ölümün geleceğini bilen ama zamanını bilmeyen her insanın sembolüdür. Son sayfalarda kızına duyduğu özlem ve geride bırakacaklarının ağırlığı, kitabı siyasi bir metnin ötesine taşır. O noktada artık bir suçlu görmeyiz. Bir baba görürüz. Bir insan görürüz. Ve Hugonun vermek istediği mesaj tam da burada ortaya çıkar. Devlet bir bedeni öldürebilir ama hiçbir zaman bunu insani bir eylem hâline getiremez.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma
Puan vermedi·510 syf.··
2026 36. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 01:17
Allah’a hamdolsun bu dini bize nimet olarak bahşetti, dini nasıl yaşanacağını açıklayan Kur’an’ı bize gönderdi, bu ilahi vahyi bize tebliğ eden, âlemlere rahmet Efendimiz’i bize gönderdi. Allah’a hamdolsun en güzel örneğin mübarek ellerinde yetişen ve her biri hayatın farklı bir alanında örnek olan sahabe efendilerimize karanlık dünyamızı aydınlatmaları için yıldızlar, yol göstermeleri için nehirler, sarsıntılarımızı önlemek için dağlar olarak bize gönderdi. Bakın o kutlu mesaj nasıl geldi ve bunu ilk duyan ne dedi… Yıl miladi 610’du. Aylardan Ramazan, gecelerden Kadir gecesiydi. Alemler nefesini tutmuş yıllardır hasretlerini çektikleri buluşmayı bekliyordu. Cibril, arzın ve arşın emini olan Efendimizle buluşmaya geliyordu. Beklenen an gelmiş, Allah insanoğlu ile vahiy aracılığıyla konuşmaya başlamıştı. ‘Yaratan Rabbinin Adıyla Oku!’ Efendimiz vahyin bu ilk sözleriyle ter içinde kalmıştı. Kendini mağaranı dışına atmış, zorlukla Hira’dan aşağı inmişti. Bu ruh hali ile nereye gitmeliydi? Onu bu haliyle kim teskin edebilecekti? Elbette yoldaşı ve sırdaşı Hatice’sine gidebilirdi. Neden mi? Çünkü Hatice bir eş olarak Efendisine güven vermişti. Derken Efendimiz başından geçenleri Hatice’sine bir bir anlatmıştı. Hz. Hatice; ‘Asla endişelenme Ey Efendim! Allah Seni kesinlikle zayi etmeyecektir,’ demişti… Başımıza zor bir durum gelse, bizler bu zorluğu ilk olarak eşlerimizle mi paylaşırız yoksa en son mu onu haberdar ederiz? Ya da bir sorunlarımızı eşlerimizle paylaştığımızda haticevari bir metanet ile mi karşılaşırız yoksa söylediğimize pişman mı oluruz? Unutulmamalıdır ki tüm Müslümanlar tebliğ göreviyle mükelleftirler. Ancak tebliğ, hakkıyla temsil etmekle gerçekleşir. Rabbim hepimize bu aziz dini önce temsil edebilmeyi, sonra hakkıyla tebliğ edebilmeyi nasip eylesin.
Din
Sahabe İklimi - 2Muhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20181,396 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:58
Nina, küçük yaşta babası tarafından terk edilmiş, annesiyle birlikte hayatta kalabilmek için sürekli şehir değiştirmek zorunda kalmıştır. Annesinin dolandırıcılık yöntemleriyle büyüyen Nina, bu hayattan uzak durmak istese de şartlar onu aynı yola sürükler. Zamanla sosyal medyada lüks ve gösterişli hayatlar yaşayan insanları hedef alan başarılı bir dolandırıcıya dönüşür. Vanessa ise dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayat süren, zenginlik ve ayrıcalıklar içinde büyümüş bir kadındır. Ancak bu mükemmel görüntünün ardında yıllardır saklanan sırlar vardır. Yıllar sonra yolları yeniden kesişen Nina ve Vanessa, geçmişte gömülü kaldığı düşünülen gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır. Nina’nın geçmişten gelen intikam arzusu, olayları bambaşka bir noktaya taşırken kimin haklı, kimin suçlu olduğu sorusu da giderek belirsizleşiyor. Her şeyimizi paylaştığımız sosyal medyaya ne kadar güveniyoruz? Bu kitabı okuduktan sonra sosyal medyanın ürkütücü gerçekliği üzerine uzun uzun düşündüm. Artık bir şey paylaşmadan önce çok daha fazla düşüneceğime eminim. Hatta özel hayatla ilgili hiçbir şey paylaşmamak belki de alınabilecek en doğru kararlardan biri.Kitap her ne kadar dolandırıcılık üzerine kurgulanmış olsa da bana göre asıl vermek istediği mesaj, farkında olmadan hepimizin içinde yer aldığı sosyal medya yanılsamasını gözler önüne sermesi. Özenilen hayatların, kusursuz görünen ilişkilerin ve imrenilen yaşamların perde arkasında neler olduğunu sorgulatıyor. Okurken sık sık “Gerçek dolandırıcı kim?” sorusunu kendime sordum. Günümüzü oldukça başarılı yansıtan bu hikâyede, bazı olayları yanlış bulsam da zaman zaman “Ben olsam ne yapardım?” diye düşünmeden edemedim. Geçmişe dönüşlerin yoğun olduğu bazı bölümler beni biraz yordu ve temposunu düşürdü. Finali benim için çok büyük bir sürpriz
Kıymetli Küçük ŞeylerJanelle Brown · Altın Kitaplar · 2026153 okunma
Yorucu
5/10
·56 syf.··
2026 53. kitabı
Hayvan sevgisini aşılamayı hedefleyen kitaplara her zaman olumlu yaklaşırım. Ancak bu kitapta sayfalar gereğinden fazla kalabalık ve yoğundu. Bir yetişkin olarak bile okurken yorulduysam, çocukların hikayeyi takip etmekte daha fazla zorlanacağını düşünüyorum. Daha sade bir anlatım ve daha ferah bir sayfa tasarımı tercih edilseydi, vermek istediği mesaj çok daha etkili olabilirdi.
Herkesin Evine Döndüğü GünAslı Tohumcu · Can Çocuk Yayınları · 201956 okunma