Aile kurmaya karşı değilim, ataerkil zihniyete karşıyım. Evliliğin yükünü neredeyse tamamen kadının omuzlarına yüklediğiniz için birçok kadın bu sorumlulukların altında eziliyor ve bu nedenle kariyerine yöneliyor. Evet, iş hayatında da zorluklar ve haksızlıklar var; ancak en azından verilen emeğin bir karşılığı bulunuyor. Evde ise çoğu zaman emeğin karşılığı nankörlük, sadakatsizlik, değersizleştirilmek ve her yükün altında ezilmek oluyor. Elhamdülillah, İslam'da aile kurmanın ne kadar önemli olduğunun farkındayım. Peygamber Efendimizin (sav) ümmetinin çokluğuyla övüneceğini bildiren hadisleri de biliyorum. Ancak Kur'an ve sünnetin bütününe uymak yerine, sadece işine gelen hükümleri öne çıkarmak kabul edilebilir değildir. Sürekli "Kadın erkeğe itaat etmeli, erkeğini mutlu etmeli" deniliyor. Peki neden İslam'ın kadına tanıdığı haklardan aynı hassasiyetle bahsedilmiyor? Kadın ev işlerini yapmak, çocuğunu emzirmek veya eve maddi katkı sağlamak zorunda değildir. Bunları yaptığında fedakârlık göstermiş olur. Buna rağmen bir kadın yardım istediğinde veya yükün paylaşılmasını talep ettiğinde neden dışlanıyor? Müslüman kadınların Batı'yı taklit ettiğini söyleyenlere de şunu ifade etmek isterim: Hayır, biz Batı'yı taklit etmiyoruz. Biz, İslam'ı kendi ideolojinize göre şekillendirip kadınlara karşı bir baskı aracına dönüştürmenize itiraz ediyoruz. Ben evlilikten korkuyorum. Hatta bazen bunun bir fobiye dönüştüğünü düşünüyorum. Çünkü ataerkil anlayışın hâkim olduğu örnekleri sürekli görüyorum. Bu yüzden kadınların kendilerini tamamen bir erkeğin merhametine bırakmaması gerektiğine inanıyorum. Ne yazık ki gördüğüm birçok örnekte, dindarlığıyla tanınan erkeklerin bile kadınlar söz konusu olduğunda adalet ve merhametten uzak davranabildiğine şahit oldum. Benim itirazım evliliğe
Sevdiğin kadar sevilirsin diye bir şey yok, Bu hayatta. Ne kadar seversen o kadar acı çekiyorsun sonunda. Mesele çok sevmek değil, Mesele hak edeni sevmek, Hak ettiğince sevmek.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Neyi seçersen seç pişman olursun . Çünkü sorun tercihlerinde değil yaşanmamış bir hayatı romantize etmendir . İnsan her daim gidilmemiş bir yolu cazibeli ve gizemli bulur . Bu yüzden mesele en doğru seçimi yapman değil . Hangi pişmanlıkla yaşayacağını seçip karar vermendir .✍️✍️
İnsan insanın sesini duymalı, yoksa dünya sevimsizleşir...
İnsanlar konuşuyor, okuyor, yorumluyor, paylaşıyor. Her yer alıntı cümlelerle dolu. Her şey söylenmiş gibi ama sanki hâlâ söylenmek istiyor. Kelime kalabalığı içinde kendi sesimi bazen duyamıyorum. Etrafım da aynı yoğunlukta; uzaklaşmak istiyorum. Söz çoğaldıkça tebessümün anlamı azalıyor gibi geliyor. Kuşlar ağaçlarda duruyor ama sanki uçmayı unutmuş gibi. Bu yüzden sosyal medyadan uzaklaşıyorum. Çünkü bazı şeyleri fotoğraflarda ya da alıntılarda değil, anın içinde yaşamak istiyorum. Belki de mesele çok okumak değil; gecenin sessizliğini dinleyebilmek. Kaçkarlarda demli çay eşliğinde kayan yıldızı izlerken, hiçbir şey söylemeyen şeylerin içinde anlam bulabilmek. Kitaplardan çok, insanlarla, doğayla, rüzgârla, müzikle konuşmak istiyorum. Bir ağacın hüznünü ve yeşermesini görmek, bir dalganın geri çekilişini ve yeniden coşmasını izlemek… Bunlar bazen bütün kitaplardan daha gerçek. Dünya farklı fikirlerle dolu. Ama eksik olan şey şu: hissedilmeden çoğaltılan anlamlar. Benim aradığım şey bilgiyi okuyarak değil, yaşayarak öğrenmek. Ses değil. His. Sevgi burada başlıyor belki. Söylenenlerde değil, söylenmeden anlaşılabilenlerde. Ve belki de asıl mesele şudur: çok okumak değil, temas edebilmek. Başkalarının duygularını konuşmak yerine, kendi duygularımızla ve sevgimizle kalabilmek. İnsan en çok, kendine döndüğü yerde gerçeğe yaklaşır. Ümmühan Yıldız
Duygu ve Düşünce
Bu akımı bende yapayım dedim :)
“10 bin görülme, 200 beğeni alan MİZAH içerikli gönderime gelen yorumlar:” “Komik değil.” “Böyle şeylerin şakası yapılmaz.” “Sen böyle diyorsun da aslında öyle değil…” “Teyzemin adı Mina, komşumun adı Miya.” “0kitap okuyan birinin fikirlerini umursamıyorum” Elbette çok komik ve güzel yorumlar oluyordu ama içerik mizah olunca bu tarz yorumların geliyor olması yorucu oluyor. Özellikle mürekkep yalamış kişilerin olduğu bu uygulamada gelmesi ayrı bir mesele. Neyse yorumunuza sağlık yine de 😃
Uyumamak ya da uyumamak işte bütün mesele bu