5/10
·392 syf.··
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 19:17
İskender Pala’nın kalemine, divan edebiyatı birikimine ve tarihi kurgularına oldukça aşina bir okuyucuyum; öyle ki bu kitap onun okuduğum 18. eseri oldu. Ancak açıkça söylemeliyim ki bu zamana kadar beni okurken en çok zorlayan, en çok yoran kitabı kesinlikle Efsane oldu. Barbaros Hayreddin Paşa gibi muazzam bir tarihi figürü ve o dönemin Akdeniz dünyasını okuma heyecanıyla başladığım roman, maalesef edebi bir mesaiye ve sabır testine dönüştü. Kitabın en büyük handikaplarından biri, okuma ritmini tamamen baltalayan sözlük düzeni. Denizcilik gibi tamamen yabancı ve ağır bir jargona sahip bir alanda, terimlerin sayfa altında verilmek yerine kitabın en arkasına saklanması çok büyük bir hata. Sürekli arkaya bakmaya çalışmak hikayeden koparıyor, bakmasanız metin eksik kalıyor; bu durum okuyucu için tam bir işkence. Üstelik yazar, dönemi yansıtma çabasıyla metni hikayeden rol çalan teknik bir denizcilik kılavuzu haline getirmiş. Yelken türleri, rüzgarlar ve gemi parçaları arasında olay örgüsü tamamen gölgede kalıyor. Bunun da ötesinde, romanda olaylar değil, durumlar üzerine söz uzatıldıkça uzatılmış. Yazarın o divan edebiyatından gelen betimleme ve içsel durumları sayfalarca sürdürme alışkanlığı metni fazlasıyla hantallaştırmış. Karakterler birbirleriyle konuşmuyor, adeta karşılıklı edebi manifestolar ve ağdalı beyitler fırlatıyorlar. Bir karakterin sitemindeki o can alıcı ihanet veya acı duygusunu hissetmek yerine, günlük konuşma dilinden tamamen uzak, yapay cümleleri çözmeye çalışırken yoruluyorsunuz. İnsan okurken ister istemez "Ne diyorsun sen?" diye isyan etmekten kendini alamıyor. İskender Pala’nın o alışık olduğum, hikayeyi ön plana alan ve dili yormadan akıtan tarzından sonra bu kitap, bunca kelime kalabalığının arasında boğulmuş ve çok daha kısa, net olabilecekken
1000Kitap
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 202016,5bin okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
YIRTICI KUŞLAR ZAMANI AHMET ÜMİT 448 SAYFA #AhmetÜmitokuyoruz #BaşkomserNevzat #Ortakokuma #Okudukbitti Millet birbirine sarılmayı unuttu, birbirinin gözünün içine muhabbetle bakmayı, birbirlerine sevgi duymayı, saygı duymayı. İnsanlar insan olmayı unuttu. Çünkü cinayet işlemenin belli bir saati yoktu, çünkü katiller, öldürmek için bizim mesaiye başlamamızı beklemezlerdi, çünkü vahşet zamansızdı. Sen asla unutmazsın Nevzat. Belki affedersin ama asla unutmazsın. Uzun bir maceranın sonuna geldik Yırtıcı Kuşlar Zamanı kitabıyla. Başkomser Nevzat, yıllar önce bir patlamada kaybettiği eşi ve kızının katillerine nihayet ulaşıyor. Üstelik Ağva'da yağan şiddetli bir yağmur sonrası ortaya çıkan gizemli bir ceset sayesinde. Bir gizem başka bir gizemin çözümü olur. Fakat bu çözüm berbat bir çürümenin de ortaya çıkması demektir. Eşi ve kızının kaybetmenin acısı ile o döneme ait pek çok şeyi hatırlayamayan, ağır bir depresyon halindeki Nevzat, geçmişin hayaletleri ile büyük bir mücadele halinde tüm kitap boyunca. Buruk bir huzura kavuştuk onunla beraber. Sokaklarda kol gezen suç şebekeleri ve bu şebekelere kol kanat geren siyasiler, faili meçhul cinayetler, ahlaki bir çöküntü, liayaktsızlık, yozlaşmış ilişkiler, uyuşturucu şebekeleri. Günümüz Türkiye'sine kısa bir bakış bir yandan da. Mafya bağlantıları, yabancı suç örgütü liderlerinin ülkede cirit atması, parayla satılan vatandaşlıklar, sokak hayvanlarının öldürülmesi, kaset skandalları ve daha neler neler. Nevzat ve ekibinin maceradan maceraya koşuşu. Bir adalet ve ahlak sorgulaması, iyilik ile kötülüğün mücadelesi. Pekçoğunuzun okuduğu bir kitap ve çok ayrıntı vermek istemiyorum. Nevzat Başkomser ile vedalaşmak hüzünlüydü benim için. Devam eder mi onunla yolculuğumuz bilinmez elbet ama Nevzat'ı, Ali'yi, Zeynep'i,
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu
9/10
·248 syf.··
2026 12. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 18:03
Erving Goffman’ın Metis Yayınları tarafından 2024 yılında 5. baskısı yapılan "Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu" adlı eseri, bireylerin sosyal etkileşim sırasındaki davranışlarını bir tiyatro metaforu üzerinden analiz eden temel bir sosyolojik metin... Goffman, bireyin kimliğinin sabit bir öz olmadığını, aksine toplumsal etkileşim anında izlenim yönetimi aracılığıyla inşa edilen stratejik bir performans olduğunu savunur. Bu performansın gerçekleştiği alanlar ön bölge ve arka bölge olarak ikiye ayrılır; ön bölge, bireyin profesyonellik ve nezaket gibi toplumsal standartlara uygun bir vitrin sergilediği alan iken, arka bölge ise performansın hazırlıklarının yapıldığı ve maskelerin düştüğü mahrem alanı temsil eder. Yazara göre bu bölgeler arasındaki sınırların korunması, bireyin benlik bütünlüğü ve toplumsal düzenin sürekliliği için hayati önem taşır. Etkileşim süreci sadece bireysel bir çaba değil, ortak bir gerçeklik algısını korumak için iş birliği yapan takım performansları üzerine kuruludur. Bu süreçte yer alan muhbirler, hizmet karakterleri veya gizli izleyiciler gibi ayrıksı roller, sahnede sunulan illüzyonu tehdit etme veya pekiştirme potansiyeline sahiptir. Performans sırasında ekip üyeleri arasında kurulan karakter dışı iletişim, izleyiciden gizlenen sinyaller ve şakalaşmalar aracılığıyla rolün yarattığı gerginliği azaltır ve takım dayanışmasını güçlendirir. Goffman, bu süreci izlenim denetimi sanatı olarak nitelendirir; burada hem performansçının savunmacı uygulamaları hem de izleyicinin hatayı görmezden gelen koruyucu uygulamaları toplumsal dengenin korunmasını sağlar. Günümüz gözetim toplumunda ve dijital mecralarda ise bu durum, paylaşılabilir kılınan arka sahneler üzerinden yeni bir boyut kazanmıştır. İnsanlar, dijital platformlarda görünür kalma
1000Kitap
Günlük Yaşamda Benliğin SunumuErving Goffman · Metis Yayıncılık · 2020490 okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 02:09
Korların Alacakaranlığı Tessa Hale (Ember Hollow Ejderhaları #1) “Ejderhalar varsa ben de varım” diyerek başladım ve gerçekten de tam bu hissi veren bir okuma oldu  Ama gelin biraz daha derine inelim… Hayden Parrish… Küçük yaşta ailesini kaybeden, koruyucu aileler arasında büyüyen ve geçmişinin yükünü içinde taşıyan bir karakter. Evergreen Üniversitesi onun için sadece bir okul değil, aynı zamanda kaçış ve yeniden başlama noktası. Ama kaderin onun için başka planları var. Hayden güçlü bir karakter olma potansiyeline sahip ama bu kitapta daha çok o gücün “ipuçlarını” görüyoruz. Açıkçası ben daha fazlasını okumak isterdim. Bazı olayları fazla hızlı kabullenmesi ise bana biraz zayıf geldi. Ve gelelim o meşhur beşliye… Knox Gallagher Hikâyeye girişimiz onunla oluyor. Karizmatik, özgüvenli, korumacı ve doğal bir lider. Hayden ile arasındaki çekim daha ilk anda hissediliyor. Benim için en “oturmuş” erkek karakterlerden biriydi. Ne yaptığını bilen bir hali var. Easton Gallagher Knox’un ikizi ama karakter olarak oldukça farklı. Daha mesafeli, daha soğuk ve inkâr modunda. Açıkçası ilk kitapta en uzak kaldığım karakter oldu. Ama bu tarz karakterlerin sonradan açıldığını bildiğim için umutluyum. Maddox Profesör kartını masaya bırakıyorum… Akademik, disiplinli ve kontrollü. Duygularını daha derinden yaşayan bir karakter gibi hissettirdi. O sakin ama yoğun hali bence en çekici detaylardan biriydi. Cael Kitabın “Viking ruhlu” adamı. Güçlü, korumacı ve yer yer kıskanç. Hayden’a karşı sahiplenici tavırları vardı ve bu sahneleri okumak oldukça keyifliydi. Cillian Gizemli milyarderimiz. Soğukkanlı, güçlü ve biraz da mesafeli. Ama Hayden’a karşı olan davranışları çok yumuşak bir tarafı olduğunu gösteriyor. Knox ile birlikte benim favorim oldu diyebilirim. Ve tabii ki… Delaney Oda
Korların AlacakaranlığıTessa Hale · Nox Yayınları · 202699 okunma
anlamlı bir son
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Orfeus'un tam ışığa çıkmadan sevgilisine bakmasıyla sevgilisi yok olur. Bu kitap bana o sonu hissettirdi.Balzac'ın döktüğü gözyaşları gibi bir andı... kitabın başkarakteri öldü. Bitti o şiir, başka mısra gerekmez noktasından yazıyorum. Çaylak ve filozof mükemmel bir kurguydu. Hayatın başı ve sonuydular. İnsan Ondan gelir ve Ona döner ayeti metinde Süreyya yıldızı gibi parlıyor. İslam Felsefesi çok aklıma geldi okurken. Filozofun yaşadığı hayat çaylağa birçok şey öğretti. Seven bir kalp gibi... Yıldızları gördüğümüz ve çiçeklerle dolu bir hayatı görmek gerçekten muhteşem aklıma gelen Kant kadar. Ölümü çok güzel hatırlamama ve tek sorunun ölüm olduğunu düşünmeme rağmen bu seriye mersiye yazıp onu uğurlamak istemiyorum. Değerlendirme size farklı gelebilir kitaplara aşık biri olarak ve kitabın hedef kitlesi olmayarak bende çok özel bir yeri var. "Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu.
Çaylak ile Filozof 10Özkan Öze · Uğurböceği Yayınları · 202667 okunma
10/10
·208 syf.·
2026 8. kitabı
arap dili tarihine yönelik çok kapsamlı ve değerli bir esere daha denk geldim şükürler olsun ki. şöyle ki eserin içeriğinden bahsederken ana başlıklardan başlayıp tanıtmak istiyorum zira bu bir tarihi eser olduğu için bunu gerektiriyor diye düşünüyorum: ana başlıklar ve içerikleri şöyle ✓arap dili ve arap dilinin alt dalları üzerine ✓cahiliye dönemi ✓sadru'l-islam (ilk dönem erken) dönemi ✓emeviler dönemi ✓endülüs emeviler dönemi ✓abbasiler dönemi ✓memlük, eyyübi ve fatımiler dönemi ✓osmanlılar dönemi ✓modern dönem (ki kitabın en kapsamlı bölümü budur) ✓mehcer edebiyatı (savaş dolayısıyla göç etmek zorunda kalan ve kendi dilini, kültürünü ve geleneğini diri tutmak ve köklerini unutmamak adına arap beldelerinin bazı bölgelerinden bir araya gelip farklı niteliklere ancak aynı duygulara sahip olan edebiyatçılarının özlemlerini dindirmek için çıkardıkları dergilerdir. gurbet ve sıla edebiyatıdır) ✓arap dili edebiyatı ile ilgili terimler: *muvaşşah (10. yüzyılda endülüs'te -islam ispanyası- ortaya çıkmış devrim niteliğinde bir şiir ve musiki türü), *tufeyli (arap edebiyatı ve kültüründe, davet edilmediği halde yemeklere izinsiz giren, yani "yedikçe yiyen" anlamına gelen bir terim olup mecazen sürekli başkalarından faydalanan, bedavacı ve parazit kişi anlamını kazanmıştır), *sülûk (arap şiirinde su‘lûk, yani eşkıya şairlik, arap edebiyatının en özgün ve asi kanatlarından biridir), *mizah (nüktezi, şaka), *lahn (dil hataları), *nakd (eleştiri), *mersiye (ağıt), *hiciv (küçümseme), *makame (roman, anlatı), *nakîza (edebi münazara), *iştikak (bir kelimenin, başka bir kelimeden anlam ve harf düzeni yönüyle türetilmesi), *nakt (edebi ve dilsel tenkit, şiir veya nesirdeki hataları, kusurları, üstün ve zayıf yönleri göstermek), *ezdâd (bir sözcüğün iki zıt anlamı birden ifade
1000k
101 Soruda Arap Dili ve Edebiyatıİbrahim Usta · Akdem Yayınları · 20209 okunma