Mesut Özünlü

Mesut Özünlü
@mesutozunlu
MESUT ÖZÜNLÜ (TV Yayın Denetmeni, Yazar Şair, Redaktör, Çevirmen)
Yazar, Şair, Redaktör, TV Yayın Denetmeni, Eğitimci, Çevirmen
Gazi Eğitim Fakültesi (Lisans), Kahire Üniversitesi (Bir Yıllık MEB Bursu), Anadolu Üniversitesi AÖF İlahiyat Meslek Yüksekokulu (Önlisans)
Ankara
Nazilli
8 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kadının içerisinde olmadığı bir toplum, toplum değil topluluktur. Birlik ve dirlikten uzaktır. Dahası, o toplumun yarısı felç olmuş ve işlevsiz kalmış demektir. Bu nedenle Irak kadını, bütün varlığı ile toplumun içerisinde yer almalıdır. Bu; hem güç birliği, hem uygarlık zarafeti, hem çeşitlilik ve yaratıcılık açısından bir zorunluluktur.
Sayfa 57 - Yade Kitap Yayınları
Sosyoloji
Reklam
RASATHANENİN YIKIMINDAN İHA-SİHA'LARIN YAPIMINA...
Bu ülkede “Geçmiş ile günümüz arasında en düşük ve en yüksek kültürel ve bilimsel rakım hangisidir?” deseler; Rasathanenin yıkılması ile İHA ve SİHA’ların yapılmasıdır, derim. Bence, tarihimizin bu iki zıt olgusu üzerinde fazlasıyla kafa yormamız gerekiyor. Çünkü her iki gelişme de öyle hemen geçiştirilecek, göz ardı edilecek kadar sıradan birer konu değildir. Her şeyden önce bu iki tarihî olgu; din, bilim ve uygarlık bağlamında, bu ülkenin deyim yerinde ise âdeta Guam Çukuruna düşüşü ile Everest Tepesi’ne çıkışını sembolize eden birer gelişmedir. dibace.net/mesut-ozunlu/ra...
DİNİDARLIK AÇMAZI VE PATİNAJ SİYASETİ
Yazının başlığında yer alan “dinidarlık” kavramı naçizane bana aittir. İlk defa bu kelimeyi yaklaşık on yıl önceki facebook notlarım arasında “dindarlık dinidarlık değildir” şeklinde “taassup” veya “dine rağmen dincilik” anlamında kullanmıştım. Daha sonra aynı kelimenin yaklaşık beş altı yıl önce Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez tarafından farklı cümlede kullanıldığını gördüm ve ziyadesiyle mutlu oldum. Elbette bunu söylerken ilk defa bendenizden alıp kullandığını iddia etmiyorum. Belki bu, Sayın Görmez’in kendiliğinden bulup kullandığı veya bendenizden sonraki bir zaman diliminde keşfettiği bir bulgudur. Ya da ikimizde de beş yıl arayla kendiliğinden ortaya çıkan bir tefekkür refleksi veya düşünce kesişmesi de olabilir. dibace.net/din-felsefe/din...
DEĞİŞMEK GELİŞMEKTİR
Değişmek ve gelişmek, birbirinin nedeni veya sonucu olacak kadar iç içe geçmiş iki derin kavramdır. Değişmeden gelişme, gelişmeden değişme olmaz. Kırk yıl öncesini düşünün. O günlerin olgularını hayal edin. Mesela seksenli yılların başlarında bebek olanlar bugün anne veya baba, filiz veya fidan olanlar kocaman birer ağaç, çırak olanlar da dükkân veya fabrika açan koca birer usta ya da işveren olmuşlar. dibace.net/mesut-ozunlu/de...
MUAZ'IN DİBACESİ DERGİCİLİĞİN İNSANİCESİ
Bazen bir harfi eksik gibi görünen kelimeler, tam ve eksiksiz görünenlerden daha anlamlı gelir bana. Aynen “Muaz Ergü” isminde olduğu gibi. Sanki “Ergü” soyadı, Ergül veya Ergün yazılacakken kazara bir harf hatası yapılmış, Ergü şeklinde kayda geçirilmiş izlenimi verir. İyi ki de böyle yazılmış derim sonra. Zira Ergü soy ismi, Muaz ismiyle bir araya geldiğinde, benim iç dünyamda öteden beri hep bir derinlik hissi uyandırmıştır. dibace.net/mesut-ozunlu/mu...
Reklam