Bugün Van Gogh, ona yemek vermeyecek restoranların duvarlarını, onu akıl hastanesine kapatacak doktorların muayenehanelerini ve onu hapse tıktıracak avukatların yazıhanelerini süslüyor.
Yine de bir gün bu resimlerin, harcadığımız boyanın ve uğruna feda ettiğimiz benim ne de olsa cılız hayatımın değerinden daha üstün bir değer taşıdıkları görülecektir.
Ne çare ki benden üstün güçlere karşı gelemedim, daha doğrusu ben zayıf davrandım. Bu yüzden de bir çeşit vicdan azabı çekiyorum. Tam nedenini söyleyemem ama krizlerimde o kadar çok bağırmam ondandır, sanırım bir şeye karşı savunmak istiyor ve beceremiyordum.