Bu denli çözümsüz, dış olgulara bağımlı bir yaşamın içinde olmamak ne büyük bir mutluluk. O esir. Her gün yaşlanmaya kafasından ve gövdesinden bir şeyler yitirmeye esir. Her gün gelişen, her gün büyüyen tüm çağlara varan bir bağımsızlığın, nesnelere dayanmayan bir özgürlüğün mutluluğuna hiç varamayacak. Anadili bile gelişmemiş. Düşünceleri varoluşunun gerçeğini kavramaya yeterli değil.
Kentin uğultuyla yaklaşan akşamında herhangi bir yerde olmak istiyorum. Ama kararan gökyüzüyle birlikte evin sönük ışıklarına, gerilimli, rahatsız havasına dönmek zorundayım.
Yaşam, şimdi ancak kavranılması ve anlaşılması gereken oysa yaşanması, gerçeğine inilmesi ilerideki yıllara atılan bir yabancı öge gibi önümüze getirilmiş.