Tek başına ne duru iyilik ne de saf kötülük sensin. Ne baştan ayağa cennetsin ne de tümüyle cehennemsin. Aynı anda birbirine zıt iki şeysin. İçinde iyiliği ve kötülüğü besleyip büyütecek yeteneğe aynı anda rastlayacaksın. Hataya da sevaba da aynı derecede ehliyetli olacaksın. Bir yanın yükselmeye çekecek seni, bir yanın düştükçe düş diyecek. Zirvelerle çukurlar arasında gidip geleceksin. Ama bu ikilik, kabahatin değil mahiyetin senin. Üstünlüğün de, zayıflığın da bu şeyde. Tepeden tırnağa kanunsun Âdem ilk bakışta. Toprağın topraklığına batmış gibisin. Ama bu hâlinde kıymetlisin. Çünkü bu hâlini aşabilirsin. İçindeki kutsal ruha sahip çıkabilirsin. İşte o zaman melek değil ama melekler gibisin. Ve ey Âdem, unutma, böyle bir tartıda melek gibi olmak, melek olmaktan ağır çeker. Çünkü sen o iki şey arasında özgür irade, bilinçli seçimsin. Seç seçebildiğini. Ne olmak istersen, o sensin.