Şiirin İlk Atlası
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 65. kitabı
#MetinAltıok #ŞiirinİlkAtlası #KırmızıKediYayınları Şunu hemen belirteyim ki birey açısından, insanın kendine yabancılaşmasının en etkin panzehiri, elden geldiğince üretken olmanın yanı sıra ‘okumak’ tır. Aslına bakarsanız okumak da bir çeşit duygu ve düşünce üretimidir.” Metin Altıok Pek çoğumuz Metin Altıok’u şair olarak tanırız. Metin Altıok’un yazıları, oyunları ve şiirlerinin derlendiği bu kitabını okuyana kadar şairin gazete ve dergilerde yazdığı yazılarından ve tiyatro oyunlarından haberdar değildim. Metin Altıok şair olarak tanınsa da aynı zamanda bir ressam ve felsefe öğretmeni. Kitabın bölümlerini okurken albatros kuşu aklıma geldi. Albatrosların çok çirkin yürüyüşleri vardır ve yerdeyken havadaki kadar heybetli görünmezler. Uçarken kocaman kanatlarıyla kendine hayran bırakırlar izleyenleri. Metin Altıok, şiire ve şaire ilişkin duygu ve düşüncelerini anlatırken konusuna hâkim bir şair olarak çok özgün örneklerle ve akıcı bir üslupla ifade ediyor düşüncelerini ama aynı başarıyı ne yazık ki gazete ve dergi yazılarında gösteremiyor. Ya da ben öyle düşündüm. Kuşkusuz gazete ve dergi yazıları da şairin yaşadığı dönemin güncel konularına ilişkin yetkin ve duyarlılıkla kaleme alınmış yazılar ama belirttiğim gibi şiir ve şaire ilişkin yazmış olduğu yazıları kadar keyif alamadım bu yazılardan. Kitabın ön sözünde şair-yazar Metin Altıok okuyucuya, “Sevgili okurum; bu kitapta yer alan yazılar benim otuz yıllık şiir serüvenimde şiirle kurduğum doğrudan ilişkiye dayanmaktadır. Yani bu yazıların
Şiir
Şiirin İlk AtlasıMetin Altıok · Kırmızı Kedi · 2015165 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2022 111. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2022 00:00
Hayaller hayatlar dilemmasına bir çentik daha atan @cagnam_erkmen ‘den kadın olmanın her coğrafyadaki zorluğuna, sözlü ve fiziksel şiddetin bireyler üzerindeki tahribatına dair nefes kesici bir roman. Dört duvar sır hayatlar. Okumuş- okumamış, zengin-yoksul fark gözetmeksizin tahammülfersa baskıya, haksızlığa, “Elalem ne der?” zapturaptı ile susulan hayatlar. Ağaç gibi ayakta durmaya çalışan akademik kariyerli beş çocuklu bir annenin hayallerini, düşüncelerini, arzularını, yaşa(ma)dıklarını, maruz kaldıklarını gerek çocuklarıyla gerek sosyal hayatında kaçırdıklarını gıpta ile okuyoruz. Çocuklarının vakıf olamadıkları yüzünden suçlanan ve “öteki” ilan edilen annenin ölümü, beş kardeşi yakında yıkılacak olan “aile evi”nde bir araya getirirken biz de bu veçhile evin inşa hikayesiyle birlikte dışarda akıp giden hayata karşın evin içindekilerin iç dünyalarına sarsılarak, empati yaparak tanık oluyoruz. “Keşke dişli bir kadın olsaydı. Dengesiz, buhranlı davranabilseydi, bir deliyi bile kaçıracak kadar manyaklaşsaydı. Sakin, uyumlu bir kadındı, kimseyi incitmemişti, başkalarının önceliklerini gözetmişti. Belki kendini incitmek de kötülüktü. Sırf bu sebeple kötü kadındı belki.” Aşağılama, sevgisiz bırakma, ayrımcılık, alay etme, engelleme, zorlama… Hepsi şiddetin başka bir yüzü, türü ne olursa olsun uğranılan şiddetin, aile içi ilişkileri olumsuz etkilediği ise kaçınılmaz gerçek. Kadının uğradığı aile içi şiddet, sarsılan otoriteye mukabil ailedeki rollerin gereği gibi yerine getiril(e)memesi anlamına da geliyor. Ayla’nın hikayesi aslında benim, senin, onun hikayesi… Aklımın koridorlarından yankılanan #metinaltıok dizeleriyle selamlıyorum sizi. “Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ Sevgiler bekliyor sürekli senden. İnsanın bir yanı nedense hep eksik Ve o eksiği
Sana Kim Sarılacak?Çağnam Erkmen · Doğan Kitap Yayıncılık · 202218 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
'kalanlar, ölenler için şiirler yazar.
9/10
·432 syf.·
2019 428. kitabı
Kimi zaman çocuğum, Bir müzik kutusu başucumda Ve ayımın gözleri saydam. Kimi zaman gardayım Yanımda bavulum, yılgın ve ihtiyar. Ne zaman bir dosta gitsem, Evde yoklar. Bekliyorum bir kapının önünde, Cebimde yazılmamış bir mektupla. Bana karşı ben vardım Çaldığım kapıların ardında, Ben açtım, ben girdim Selamlaştık ilk defa. Metin Altıok Olaylar nasıl başladı? 2 Temmuz günü Cuma namazının ardından etkinliklerin yapıldığı kültür merkezinin önüne bir yürüyüş başladı. "Sivas laiklere mezar olacak" atılan sloganlardan biriydi. Saldırgan grubun bir kısmı yeni dikilen "Halk Ozanları" heykelini yıkıp, yerde sürüklerken; bir kısmı Valilik önünde Ahmet Karabilgin'i protesto etti. Valinin katliam sonrası İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği rapora göre, saldırganların sayısı her saat artıyordu. Yine aynı rapora göre, akşam saat 18:00'de Madımak Oteli'nin önünde o ana kadar hiçbir aşamada dağıtılmamış 15 bin kişi vardı. Otel önündeki araçlar ve sürüklenen heykel ateşe verildi, otelin camları kırıldı. Katliamın yaşandığı Madımak Oteli'nin kapatılmadan hemen önceki görüntüsü. Yaklaşık 2 saat sonra otel ateşe verildi, saldırgan kalabalık sloganlarına devam etti. Madımak Oteli'nin önünden çekim yapan İhlas Haber Ajansı'nın görüntülerinde otelin etrafını kuşatanların sloganları yanında sözleri de duyuluyordu. Biri otelin birinci katına çıkan saldırgana "Lan yakın" diye seslenirken, bir diğeri ilk alevin görünmesiyle "Cehennem ateşi işte" diye sesleniyordu.
Bir Acıya KiracıMetin Altıok · Yapı Kredi Yayınları · 20003,349 okunma