Bütün kalıtımsal eğilimler bir yana, sorun yaratan çocuklar yetişkinlik dönemlerinde aile hayatını bir saldırganlık okuluna çevirirler. Bu sorumlu kişiler, çocuklukların da ebeveynlerinin keyfi ve insafsız bir şiddetle uyguladıkları terbiyeyi, kendileri anne-baba olduklarında da aynen tekrarlar. Çocuklukların da annelerinin mi, yoksa babalarının mı aşırı saldırgan olarak tanımlandığı hiç önemli değildir. Küçükken öfkeli olan kızlar anne olduklarında, öfkeli erkek çocuklar ise baba olduklarında, aynı şekilde keyfi ve sert davranırlar. Bu anne-babalar, çocuklarını aşırı bir şiddetle cezalandırmanın yanı sıra, onların hayatlarıyla çok az ilgilenir, hatta sonuçta çoğu zaman onları gözardı eder. Aynı zamanda, yine bu anne-babaların sunduğu canlı ve şiddetli saldırganlık modeli, Çocukları tarafından önce okula ve oyun alanına taşınır, sonra da yaşam bu izlenir.