Metin Kılıç

8/10
·192 syf.··
2025 1. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2025 17:06
Engin Geçtan’ın okuduğum ilk eseri olan “İnsan Olmak”ın yazılış gayesini, yazarımız: “Ortalama insanın davranışlarının gerisindeki dinamik güçleri, meslek dışı okuyucuya tanıtmayı amaçlamak” olarak belirtmektedir. Gerçekten de kitabın içeriğine baktığımızda; akademik bir dil ve kuramların içinde boğulmadan sade bir dil ve örneklerle bezenmiş bir şekilde bilgi aktarımının yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Böylece yazarın, 30 yıllık akademik deneyimini, hedeflediği okur kitlesine başarılı bir şekilde aktardığını söyleyebiliriz. İnsan Olmak, bireyi kendine bakmaya, kendini anlamaya ve elbette hepsinin ötesinde kendisiyle hesaplaşmaya çağıran dostane bir sese sahip! Kitap; Birey ve Toplum, Ana Baba ve Çocuk, İnsanlardan Korkmak, Öfke Ve Düşmanlık, Değersizlik Duygusu, Kaygı, Sorumluluktan Kaçış, Yalnızlık, Ortakyaşam İlişkisi, Nevrotik Kısırdöngü, Yaşam Ve Ölüm, Kendini Yaşamak olmak üzere 12 bölümden oluşmaktadır. Aslında başlıklar göz önüne alındığında yazarın; insanın hikayesini ilkçağlardan alarak günümüze kadar getirdiği ve insan doğasında var olan davranışlarının arka planındaki olgu ve duyguların ortaya konmaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu akış, bize biraz da Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ni anımsatmaktadır. Bu anlamda eserin sistematik bir şekilde ilerlediği ve her başlığın da birbiriyle bağlantılı olduğu söylenebilir. Eserdeki her başlığın verdiği önemli mesajlar bulunmakta olup iki tanesinin ön plana çıktığı söylenebilir: “İnsanların Onayını Almaktan Vazgeçin!” ve “Varoluş Sorumluluğunuzu Üstlenin!” Ayrıca eserde çeşitli yaşantı ve deneyimlerden süzülerek “öz”e ulaşmış birçok cümle vardır: Bunlardan bazıları şunlardır: • Kimse siyah ya da beyaz olarak nitelendirilemez. Aslında hepimiz grinin tonlarıyız. • İnsanın kendi içinde ürettiği kargaşa dış dünyadaki
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·168 syf.··
2021 14. kitabı
Ne kadar okuma yaparsam yapayım, yine de tanışmak için geç kalmış olduğum kitapların varlığı, beni cezbeden bir husus. Artık sadece okuduğum kitapları içselleştirmeyi düşündüğüm bir anda tesadüfen tanıştığım bu eser, kararımı bir kez daha gözden geçirmem gerektiğini sağladı. Varoluşsal sancılar çeken bireylerin, zihinlerindeki bazı sorulara cevap bulabilecekleri eşsiz bir çalışma. Eserin ilk kısımları biraz ağır gelebilir, ancak ilerleyen bölümlerde hafiflediğinizi göreceksiniz. Hakikat bilgisinin insanlığın ortak değeri olduğunu düşünen Ibn Tufeyl'in, kendi hakikat arayışını anlatan Hay Bin Yakzan'ını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Not: Hay Bin Yakzan'la yolculuğunuzda size eşlik edecek bir müzik olarak da Armand Amar & Levon Minassian' ı tercih edebilirsiniz..
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
8/10
·96 syf.··
2021 13. kitabı
Yazarımız Kürşat Küçük’ün, kitabı bizzat hediye etmesiyle tanıştığım bu eser, beklentilerimin üzerinde bir etki bıraktı bende. Kitabı ilk elime aldığımda, dürüst olmak gerekirse, sadece kitap yazmak için yazılmış olan bir eser olabileceği önyargısı oluştu istemsizce. Her ne kadar yazarımızın kelimelerde oldukça yetkin olduğuna şahit olmuş olsam da engel olamadığım bir düşünceydi bu.. Bir kitabı elime alıp herhangi bir sayfasını açtığımda okuduğum ilk satırlar beni etkilemeliydi ya da bir merak uyandırmalıydı bende. Sanki kitabın özeti, o satırların içerisindeymiş gibi hissediyordum böylelikle… Eğer, kitap o ilk karşılaşmada beni cezbederse o zaman hükmümü veriyor ve tamamı için yola koyuluyordum. Bir tür totem olarak da adlandırılabilecek bu yaklaşımımı bir kez daha uygulamış ve eseri elime alıp da rastgele açmış olduğum 49. sayfasındaki ilk dizeler, beni kendine çekmeyi başarmıştı: “insan tutup yanağından öpmeli cebine koymalı biraz bir tutam da dilinin altına yerleştirmeli güzel bir dizeyi öyle değil mi” Kitabı okurken, yazarın bu şiirleri; kimi zaman tabiatla iç içe yollarda ve kimi zaman da müstakil bir evin ahşap bir penceresinin önünde tahayyül ve tefekkür içinde yazdığını hissettim. Sanırım bu hissiyatımda, yazarın daha önce pencere konusu üzerine söylediklerinin etkisi de olabilir. İç sesime yankı olan ve sık sık duraksayarak düşüncelere dalmama sebep olan dizelerle karşılaşmak oldukça keyif vericiydi. Özellikle de betimlemelerini beğendiğimi söyleyebilirim ve eseri bitirdiğimde pek çok cümleyi çizmiş olduğumu fark ettim. Birden çok konu üzerine yazılan bu şiirler, bana biraz da İsmet Özel esintisi hissettirdi diyebilirim.. Keyif okumalar..
Sağır ŞehirKürşat Küçük · Morena Yayınevi · 20205 okunma
9/10
·48 syf.··
2021 11. kitabı
Okuma grubumuzun bu ayki buluşmasında, Konya’nın yaklaşık olarak 5000 yıllık tarihi geçmişine sahip olan Sille Köyü'nde bir araya geldik ve İzdiham’ın 50. Sayısı üzerine sohbet edip çeşitli değerlendirmelerde bulunduk. Bu değerlendirmelere ilişkin notlardan bazıları şunlar oldu: Derginin en öne çıkan özelliklerinden biri yine kapak sayfası olmuş. Ön kapak sayfasına, Marmaris’te çıkan yangını söndürme esnasında motosikletiyle itfaiyecilere su taşırken vefat eden Şahin Akdemir’in konulması, övgüye mazhar bir seçim olmuş. Şahin, belki o ateşi tek başına söndüremedi; ancak Hz. İbrahim’in ateşini söndürmek için ağzında bir damla su ile yola düşen karınca misali, olduğu tarafını belli etmişti. Ruhu şad olsun.. Derginin içeriğine baktığımızda ilk sayfasında bizi karşılayan Maarif Takvimi, oldukça ilgi çekiciydi. Takvimlerdeki tarihlerle alıntıların birbirinden bağımsız olduğunu düşünürken, aslında anlamlı bir bütünlüğün olduğunu fark ettik. Belki daha da derin anlamlar vardı, ya da belki de aslında biz, görünen anlamın ötesinde bir şeylerin arayışı içerisi içerisindeydik bu takvim yapraklarındaki yolculukta.. Derginin ilk yazısına, Arjantinli yazar Juan David Nasio’nun “Yas, Nefret ve Acı” üzerine yazısı ile merhaba dedik. Ve “Acı veren şey, sevilen kişiyi yitirmek değil; onu geri dönüşü olmaksızın kaybettiğimizi bildiğimiz halde her zamankinden çok daha fazla sevmektir” savına, yapılan hasbihal neticesinde katılım sağladık. Robin Hood, yalnızca döneminde değil şimdi de hararetli bir tartışma yarattı bizde. Yazıda Robin Hood her ne kadar ahlaksızlıkla itham edilse de ve hukuk düzeni içerisinde göstermiş olduğu eylemlerin yanlış olduğu kabul edilse de; yaptıkları, kötülüklerin içinden çıkan bir iyilik eylemi olarak değerlendirildi. Böylece Robin Hood’a
İzdiham - Sayı 50 (Ağustos-Eylül 2021)İzdiham Dergisi · İzdiham Dergi · 2021342 okunma
9/10
·192 syf.··
2021 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2021 22:06
Yazarın okuduğum ilk çalışmasıydı ve açıkçası beklentimin üzerinde olan bir kitapla karşılaştım.. Yazar, sadece yazmak için yazmamış ve ortaya bir emek koymuş gerçekten. Kitap, on altı öyküden oluşuyor ve her öykü, konusu itibariyle farklı lezzetler sunuyor okuyuculara. Hikayelerde; kendinizi kah hüzünlenirken, kah gülerken ya da şaşırırken bulacak ve olayların hızlı akışı içerisinde zaman zaman duraksayıp tahayyüllere dalacaksınız. Okuduğumuz bu hikayeler, bize asla yabancı gelmeyecek ve öykülerdeki kişilerde, kendimizden veya çevremizden izler bulacağız. Özellikle öykülerin o ince kurgusal yapısı ile yazarın sade, samimi ve naif dil üslubunun varlığı, esere bir akıcılık kazandırmış ve bu akıcılık; eserde, “öykünün bitmesine kaç sayfanın kaldığını” değil, “öykünün sonunda ne olduğunu” merak etmenizi sağlayacaktır. Henüz siz de Şermin Yaşar ile tanışmadıysanız ve öykü türüne karşı da ilginiz varsa, yazara bir merhaba demelisiniz. Elinizin havada kalmadığını görecek ve bu dokunuşun anlamsal bir hüviyet kazandığını fark edeceksiniz.. İyi okumalar..
Deli TarlaŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20258,5bin okunma