Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ah bu devir, düşünmek için çok gürültülü. Bu gürültü öyle mahalleden gelen çocuk sesleri, korna sesleri, kuşların feryadı değildi aksine birbirinin sesini bastırma telaşıydı.
Gözle görmenin,içinden bir parça olmanın, duvarlarına, ağaçlarına dokunmanın, caddelerinde, avlularında yürümenin nasıl bir tesir bıraktığını iyi düşününüz. O zaman bunun ne demek olduğu daha iyi anlaşılacaktır.
Cetlerimiz inşa etmiyorlar, ibadet ediyorlardı.Maddeye geçmesini ısrarla istedikleri bir ruh ve imanları vardı.Taş, ellerinde canlanıyor,bir ruh parçası kesiliyordu.
Bugün var olup yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Tanrı'nın sizi de giydireceği çok daha kesin değil mi, ey kıt imanlılar?
Öyleyse, "Ne yiyeceğiz?" "Ne içeceğiz?" ya da "Ne giyeceğiz ?" diyerek kaygılamayın. (Uluslar hep bu şeylerin peşinden giderler) Oysa göksel babanız bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir. Siz öncelikle O'nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir. O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter. (Matta; 6: 25:35 /Luka 12:22-34)