Kimse çocuklarla konuşmuyor . Onların hayatını merak eden yok . Vakit ayırmaya kalktıklarında da azıcık sevip ellerine tatlı, oyuncak tutturmakla yetiniyor , sonra da
" Ee hadi çocuklar , gidin bakalım ! Birazda kendi odanızda oynayın ! " Yani kısaca , Gözümüzün önünden kaybolun . Ne haliniz varsa görün . Yeter ki bizi rahat bırakın. " diyorlar...
Yöneticiler iyi veya kötü olsunlar , Kahraman ve zalim olsunlar , onlar kendi milletlerinin yansımasıdırlar. Onlar , milli ruhun birer kopyasıdır. Onlar , halk kitlesinin içinden doğmuştur . Bir millet nasılsa , devlet adamları da onlar gibidir. İşte bu nedendir ki eskiden beri " her millet layık olduğu idareye ve devlet adamlarına sahip olurlar " denilmiştir.