“Mevlânâ ile Neyzen Tevfik arasında yakın bir ilgi var.Bu iki ulu kişinin de ulaşmak istedikleri hep ‘O’ ama izledikleri yol ve bize görünüşleri ikisini birbirinden ayırmaktadır.Mevlâna neyi dergâha soktu.Tevfik, dergahtan çıkarıp aramıza getirdi.Mevlânâ’nın neyi, Tevfik’in meyi hakikat ve mecazın aynı potada eriyip gönüllerimizi beslemesinden başka bir şey değildir.Mevlâna’ya veli denildi, bizim Tevfik’e ise deli.’’
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yıldızlar karanlık içinde parladığı gibi fakirlik ve sefalet içinde de saflık ve yücelikle parlayan ruhlar yok mudur? Bir kalp, sevmek için mutlak servete ve asalete mi muhtaçtır? Bence en hakiki ikbal, ruhun göründüğü iki güzel göz; en büyük servet, kalbin hissini gösteren gül renginde dudaklardan akseden tebessümdür.Güzellikten büyük asalet, temiz kalpten büyük bir servet mi olur ?