...Bir cep saatiydi, ama mutlu olduğun zamanı anlıyordu ve o zaman kendiliğinden duruyordu ve o vakit mutluluğun da sonsuza kadar uzuyordu. Mutlu olmadığın vakit saatin akrebiyle yelkovanı telaşla koşarlar ve sen de, aman zaman ne çabuk geçmiş derdin o vakit ve dertlerin de göz açıp kapayıncaya kadar geçerdi. Sonra gece sen saatin yanı başında huzurla uyurken kendiliğinden zamanın artısını eksisini hesaplardı ve sabah hiçbir şey olmamış gibi, herkesle birlikte kalkardın.