Zülfü Livaneli'nin harika eserlerinden biridir. Baştan sonuna kadar hem akıcı hem bir o kadar merak uyandıran bir eser. Kitabın sonuna doğru öyle bir büyüye kapılacaksınız ki merakınız zirve yapacak hemen sonunu görmek isteyeceksiniz. Kendinizi kitabın içinde hissedeceksiniz.Olayları siz yaşıyor gibi olacaksınız. Kitabı bitirdikten sonra şok olacaksınız. Bu kitapta bildiğiniz şeylerin bildiğiniz gibi olmadığını göreceksiniz. Sonunda verilen sürpriz bulmaca da apayrı bir heyecan katıyor. Harika bir eser tam bir mühendislik harikası.
Okumuş olduğum Livaneli kitapları arasında bu kitabı daha az beğendiğimi söyleyebilirim. Kötü bir kitap değildi ama diğer Livaneli kitapları kadar beni içine çeken bir kitap olmadı. Romanın konusundan kısaca bahsetmek gerekirse Bosnalı Yalısı'nın mirasçısı Leyla'nın, yalının yeni sahipleri tarafından evinden çıkarılması ile başlıyor roman. Bu olayla birlikte yalıya geri dönme çabaları, kendine yeni bir yer bulma arayışı başlıyor Leyla'nın. Her biri ayrı dünyadan, ayrı kültürden gelen insanların hayatı kesişiyor bu şekilde. Bu farklı karakterlerden kendimi en yakın hissettiğim Roxy (Rukiye) karakteri oldu. Onun yaşadıkları ve dönüşümü romanda beni en çok etkileyen kısımlardan biriydi.