Charles Dickens’ın Bir Noel Şarkısı adlı kitabı aslında bize çok önemli bir mesaj verir: “Ölmeden önce ölünüz, hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.”
Hikâye bir Noel günü başlar. İki ortaktan biri yıllar önce ölmüştür: Marley. Diğer ortak ise Scrooge’dur. Scrooge aksi, mutsuz, cimri ve sürekli para kazanmayı düşünen bir adamdır. Hayatta tek amacı daha zengin olmak, daha fazla mal mülk edinmektir. O kadar kararmış bir ruhu vardır ki mutsuz olduğunun bile farkında değildir.
Evet, para kazanmıştır, güçlenmiştir ama yoksul insanların sahip olduğu sevgiye, huzura ve gerçek mutluluğa sahip değildir. Fakat bunun farkına varamaz. Hatta ona güzel söz söyleyen insanlara bile ters davranır. Örneğin yeğeni ona “Mutlu Noeller dayıcığım” dediğinde, Scrooge buna bile öfkeyle karşılık verir. “Noel nedir? Sana ne faydası var? Karnını doyuruyor mu, para kazandırıyor mu?” diyerek her şeyi küçümser. Sürekli olumsuz düşünen, kimseye yardım etmeyen, yoksulları sevmeyen ve sadece paranın peşinden koşan biridir. Hatta sevdiği insanı bile bu yüzden kaybetmiştir.
Bir gün eve döndüğünde ölmüş ortağı Marley’in ruhu karşısına çıkar. Marley’in ayaklarında zincirler vardır. Scrooge korkuyla ona bunların ne olduğunu sorar. Marley ise bu zincirlerin, dünyadayken yaptığı yanlışların, bencilliğin ve gaddarlığın sonucu olduğunu söyler. Ardından Scrooge’a dönerek, “Senin zincirin de benimkinden farklı değil” der. Hatta yedi yıl önce, Marley öldüğünde Scrooge’un zincirinin daha kısa olduğunu, fakat geçen her yıl onun zincirini daha da büyüttüğünü söyler.
Marley, Scrooge’a kendisinden sonra üç ruhun geleceğini haber verir. Bu ruhlar ona yol gösterecektir.
İlk gelen ruh, Scrooge’u geçmişine götürür. Çocukluğunu, gençliğini, yoksul ama mutlu olduğu günleri yeniden görür. Kardeşini, eski sevgisini