Irkçılığı, politik aklımızın öteki imgesi diye sunmak yerine tarihsel kabul etmek, modern düşüncemizin tarihsel gelişiminin mirası ve dolayısıyla modern rasyonalitemizin bir parçası olarak ortaya çıkar. Bu, hiçbir şekilde ırkçılığın yeniden değer kazanmasıyla bağlantılı değildir. Aksine, ırkçılığın düşüncemizin temel ilkelerine nasıl bağlandığını, onlara nasıl adapte olduğunu veya onları nasıl araçsallaştırdığını fark edebilirsek, onun etkinliğini anlayabilir ve ikna edici gücünü etkili bir şekilde azaltabiliriz.