Stefan Zweig'ın okuduğum ilk kitabıydı ve kuşkusuz çok sevdiğimi söyleyebilirim. 'Acımak' kelimesini layıkıyla hissedeceğiniz bir eser.
Kitaptaki karakterlerimizden başlıca bahsetmem gerekirse; Teğmen Anton Hofmiller, Edith Kekesfalva, Herr von Kekesfalva, Ilona, Doktor Condor, teğmenin arkadaşları diyebiliriz genel olarak.
Teğmen, bir şekilde Kekesfalva'ların evine davet ediliyor ve olaylar da tam olarak burada başlıyor diyebilirim. Herr von Kekesfalva'nın kızı Edith'in bacakları felç. Ev halkı ve haliyle Edith de teğmenin eve gelmesini çok seviyorlar ve geleceği saati hep dört gözle bekliyorlar. Teğmen, Kekesfalvaların evinde çok iyi bir şekilde ağırlanıyor ne de olsa Kekesfalva soylu ve zengin bir aileden geliyor (olarak biliyoruz). Teğmenin hatalarıyla, ufak hediyeleriyle, samimi haliyle genel olarak onu seviyorlar. Teğmen ise hem oraya gitmeyi seviyor hem de Edith'e acıyor. Doktor Condor ise Edith'in doktoru ve Teğmen ile samimiyet kuruyorlar, genel olarak Edith'in tedavisi hakkında ayrıntılı bilgi veriyor. Çünkü Kekesfalva bu konuda Condor'u çok boğduğu için Condor ona detaylı bilgi vermiyor onunla istediği gibi konuşuyor (az da olsa gelişme var, yavaş yavaş ilerleme kaydedilir sabırlı olun diye, bunları da yalan olarak kabul edemeyiz gerçekleri söylüyor), Kekesfalva kızı Edith'i çok sevdiği için onun iyileşmesi için her şeyi yapmaya hazır bu yüzden Condor'dan olumsuz bir cevap alırsa parası neyse ödeyim, tedavisi hangi ülkedeyse gidelim diyor ama Condor'un derdi para değil tabi ki o daha çok, gerçek bir iyileşme süreci için hem araştırma yapıyor hem de yöntemler deniyor. Genel olarak bu kadar anlatmam yeterli olur daha fazla anlatırsam spoi vermiş olurum. Bir de o nasıl bir sondu öyle olaylar o kadar hızlı gelişip bitti ki yani kapağı kapatırken 'noluyor yahuu'