8/10
·410 syf.··
2026 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 06:40
Evet, Michel Zevaco’nun ölümsüz eseri Pardayanların 3.cildininde sonuna geldim. Daha 7 cilt kalmasına karşın bitecek hüznü de yavaş yavaş beni sarmaya başladı. İlk iki ciltte ki yorumlarımda, gerek Michel Zevaco’dan gerekse çeviriyi yapanlardan sanıyorum yeterince bahsettmiştim. O yüzden tekrara girmek yersiz olacağı için elimden geldiği kadar eserden bahsetmek isterim. 1553 yılı Fransa’sı ve Kral IX Charles döneminde başlayan macera, üçüncü ciltte, 1572 yılı Katolik Ve Protestan Huguenot katliamı sonrası Fransa’nın 1588 yılları ve III Henry dönemini yaşatıyor yazar okurlara. Paris yine kaynamaktadır. jean Pardayan artık orta yaşlardadır. Bir yandan halk içinde için için Katolik, Protestan kini sürerken, diğer yandan Valois, Bourbon, Lorraine hanedanları arasındaki taht mücadelesi devam etmekte, Bizans oyunları, taraf değiştirmeler, acımasızlıklar vs tam hızla devam ediyor. Tüm bu olumsuzluklar, kötülükler ve Karanlıklar içinde mücevher gibi parlayan karakter Jean Pardayan. İlk cilt yorumumda yazmıştım, Pardayanlarla ilk tanışmam ve okumam çok uzun yıllar öncesinde çocukluğumda olmuştu ve bana okuma alışkanlığını kazandıran kitapların başlarında gelen bir eserdir. Nefis, naif ve müthiş akıcı bir anlatım dili. Aşk, macera, mizah, gerilim, kötülük ve en önemlisi onur, merhamet, adalet, dürüstlük adına canını ortaya koyma derecesinde kahramanlık. Ben bu serinin yayıncısı Dedalus yayınlarını kutlarım, o kadar kaliteli ve özenerek hazırlamışlar ki, okurun not alabilmesi için her cildin sonuna notlar başlıklı, 5-8 boş sayfa bırakmışlar. Her şeyden önemlisi Fransızca aslından, tam metin ve kusursuz bir çeviri. On ciltlik olan bu seriyi kitapsever dostların kitaplıklarında bulunmasını ve okumalarını çok tavsiye ederim….
Pardayanlar 3: FaustaMichel Zevaco · Dedalus Kitap · 2021201 okunma
Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne
6/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 08:35
Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne, Rumen filozof, deneme yazarı Emil Mihai Cioran tarafından 1973 yılında yazılmıştır. Düşünce yapısı Nihilizme yakın olan yazar insanların varoluşu hakkında çeşitli fikirler öne sürer ve ölümden korkmanın yersiz olduğunu insanların doğumdan itibaren zaten kabullenmiş olmasını savunur. Hep doğumdan önceki döneme vurgu yapar ve retorik sanatını da konuşturmak isteyen düşünür bazı cümleleriyle bizi de sorgulatıp kendi felsefi yolculuğuna dahil etmek ister. “Bilinç ete batmış bir kıymıktan çok, saplanmış bir hançerdir.” Çocukluk çağını daha mutlu bir dönem olarak adlandırır çünkü yaş ilerledikçe bir çok şeyin bilincine varır insan ve yine tüm suçu doğmuş olmaya atar. Ölümü unutan insanları hile yapmış gibi görür çünkü insan er ya da geç bu dünyadan göçeceğini bilir ve kendini de kandırmakla itham eder. Yaşadığı çelişkiler, onu herhangi bir öğretiye bağlamaktan alıkoyar. “-Sabahtan akşama kadar ne yapıyorsunuz?-Kendime katlanıyorum.” Burada bir memnuniyetsizlik söz konusu çünkü doğmuş olması ve ölü doğmuş olmak öncesine atıfta bulunuyor. Bazen büyük düşünürlere de laf atar ki onların insanların gerçeklerden uzaklaştırdığını ama orta halli düşünürlerin ün kaybı riski olmadığı için gerçekleri bilinçli bir şekilde dile getirdiğine inanır. “Genç iken ölüm canımı sıkar, ama kendime güvenirdim. İlerdeki silik kişiliğin önsezisine sahip olmasaydım, şunu biliyordum ki, ne olursa olsun Şaşkınlık beni terketmeyecek ve bu, yıllarıma, Koruyucunun çabasına yönelecekti.” Bunun gibi aforizmalarla insanların aslında konuşmaktan çekindiği şeyleri kendi iç dünyasına yayarak hep umutsuz bir hayatı ön plana çıkarır. “Uzanmalı bir yere, toprağı koklamalı ve düşünmeli, bunalımlarımızın umudu ve bitimi olan bu topraktır. Dinlenmek ve erimek için daha iyi bir şey
1000Kitap
Doğmuş Olmanın Sakıncası ÜstüneEmil Michel Cioran · Metis Yayıncılık · 20192,874 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kesinlikle etkileyici
Puan vermedi·416 syf.··
2026 1. kitabı
Yıllardır fantastik serileri okuyarak büyüdüm.Bu seriye en başta çok beklentiyle başlamadım desem yeridir.Fakat şuan 3.kitabı savaşlar çağını bitirmiş bulunmaktayım.4.kitap için sabırsızlanıyorum.Yer alan karakterler ile çok özel bağlar kuruyorsunuz.3.kitapta olmama rağmen bolca gizem ve hüzün bıraktı bende.Yazarın dili akıcı sizi okurken sıkmıyor.Ben şahsen zaman çarkı hayranı biriyim.Bu kitap bana onu anımsattı.Daha akıcı olan versiyonu diyebilirim.Çok benzerlikler var özellikle büyü kısımlarında.Eğer yeni başlayacaksanız ve zaman çarkı gibi fantastik dünyaları seviyorsanız mutlaka bir şans verin derim.
Destanlar ÇağıMichael J. Sullivan · İthaki Yayınları · 2019235 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2025 24. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 11:19
İlk kitap için yukarıda okumuş olduğunuz tüm o eleştiriler vardı ya, unutun onları. Michael J. Sullivan sanki zamanda yolculuk ederek* bu yazıyı okumuş da Kılıçlar Çağı’nı özellikle o eleştirilerden arındırmış gibi karşımıza çıkıyor. Kitapta minik tutarsızlıkların, seriyi biliyormuşuz gibi davranmanın ve tabii ki o durağanlığın esamesi okunmuyor. * Ya da ben zaman yolcusu olabilirim. Öyle ise bu yazıyı Michael J. Sullivan’a ben vermiş olurum. Ama o durumda geçmişe gidip sadece bu yazıyı vermekle kalmam büyük şirketlere yatırım da yaparım. O halde… o halde banka hesabımda… bi sn… hemen geliyorum! Yazar ilk kitaptan kalan sorunların ciddi sonuçlarıyla kitabın açılışını yapıyor ve bu açılışı ana hikayenin ilerlemesindeki yakıt olarak kullanıyor. Ama yakıt olarak elektronik araçlardaki gibi sürekli şarj edilmesi gereken ağır, yavaş, kötü elektriği değil; güzel, enerji dolu, çevre düşmanı fosil yakıtı* kullanıyor. Bu yakıtın yarattığı güçle motorlarımızı tir tir titreterek bizi oturduğumuz yere yapıştırıyor. *Greta bunu okuyup dava açar mı acaba? Ne olur ne olmaz ben yine de YTD yazayım. Fosil yakıtın sağladığı güç patlaması devam ederken yazar, ilk kitaba az biraz eklediği mizahı güçlendirerek keyifli diyaloglar yaratmayı eksik etmiyor ve ara ara yüzümüze minik tebessümler ekliyor. Haliyle kitap, okunması hem oldukça heyecanlı hem de oldukça eğlenceli bir yapıya bürünmüş oluyor. Ayrıca her bölümün başında bulunan, o bölüm hakkında ufak spoiler içeren ve karakterlerden birinin* kitabından alıntı olan paragraflar, ilk kitabın aksine, üzerimizde merak duygusunun oluşmasında büyük rol oynuyorlar. (İlk kitapta bu notlar bölümden bağımsız oldukları veya öyle hissettirdikleri için ilgi çekici olmaktan uzak kalıyorlardı.) Bu kısımları okuduktan sonra bölümün o paragrafa
Kılıçlar ÇağıMichael J. Sullivan · İthaki Yayınları · 2020116 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 23. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 12:42
İlk İmparatorluğun Efsaneleri Cüceler, İnsanlar ve Elfler… fantastik edebiyatta hepimizin aşina olduğu, hemen hemen tüm eserlerde karşımıza çıkan ırklardır: Cüceler; dağlarda, yer altında yaşarlar ve yaşadıkları coğrafya gereği zorlu ve sert olurlar. Ortak özellikleri sağlamlıktır. İnsanlar; nerede olsa yaşarlar, çoğalırlar ve tüketirler. Kısa yaşam süreleri gereği farklı farklıdırlar, değişkendirler. Yalnızca tek ortak özellikleri vardır, o da bencilliktir. Elfler ise doğa gibi uzun yaşar, onlar gibi sabittirler. Doğa ile iç içe olduklarından doğa gibi güzeldirler. Ortak özellikleri iyiliktir. İlk İmparatorluğun Efsaneleri serisinde de yine aynı temel cüceler ve insanlar için korunurken binlerce yıl yaşayan, güzel ve zarif Elfler için daha gerçekçi bir temel kullanılıyor: Kibir. Michael J. Sullivan İlk İmparatorluğun Efsaneleri serisinde bizlere kibirden gözü dönmüş kötü Elfleri sunuyor: İnce gibi dişlere, sapsarı saçlara, masmavi gözlere sahip; hızlı, çevik ve atik kötü Elfleri. Kendilerini diğer ırklardan üstün gören hatta diğer ırkların tanrısı olarak gören, ölmeyen Elfleri. Ama ölmüyor oldukları aynı zamanda ölümsüz oldukları anlamına da geliyor mu? Serinin ilk kitabı olan Destanlar Çağı’nın açılışındaki Tanrı Katili testi göre: Hayır! Test sonuçlarına göre tanrıların da kanı akabiliyor, akıtılabiliyor. Ve bu, insan gönlünde o zamana kadar imkansız görüldüğü için sadece dumanı tüten ama asla tutuşamayan* isyan ateşinin ilk kıvılcımını sadece tutuşturmakla kalmıyor, sonuçların ulaştığı her insan ile birlikte büyüyerek öfke ateşine dönüşüp tüm kıtayı adeta cennetten intikam almaya gelen cehennem ordularına çeviriyor. Ta ki.. Ta ki… Cennet cevap verene kadar. Ta ki... TANRILARIN gazabına kadar. *Sizde de bu isimde bir kitap çıksa içeriğinden bağımsız
Destanlar ÇağıMichael J. Sullivan · İthaki Yayınları · 2019235 okunma
Benim Adım Ronaldo
Puan vermedi·176 syf.··
2025 1. kitabı
Benim Adım Ronaldo kitabının özeti kitabın adı ile genel çerçevenin ne olduğunu anlamak mümkündür. Kitapta Cristiano Ronaldo’nun başarılı ve efsanevi futbol hayatını başla onun içinden günümüze kadar ki kısmı anlatılmaktadır. Portekiz’de dünyaya gelen ve futbola çocuk yaşta başlayan Ronaldo azmi ile dünyanın en iyi futbolcularından biri olmuş ve Portekiz’den sonra ingiltere’ye giderek kariyerinin altın dönemlerini başlatmıştır. Ronaldo’nun diğer futbolcularından farkı onun sadece 3-5 sene altın çağını yaşaması değil futbol oynadığı tüm dönemlerde müthiş bir istatistik ve başarı yakalamasıdır. Cristiano ronaldo’nun dünyanın gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından birisi olarak adlandırılmasının sebebi de budur. Aynı onun gibi Lionel Messi de uzun yıllar en üst düzey futbol oynamışlardır ve hala da devam etmektedirler. Futbolun kuralları nedir? Futbolun kuralları dinamik olarak değişmekte ancak ana kurallar yıllardır aynı kalmaktadır. 11 futbolcuyla oynanan oyunda bir top karşı tarafın kalesine atılmaya çalışılır. Sadece ayak ve kafayla oynanan oyunda sert müdahaleler faul olarak adlandırılır.
Benim Adım RonaldoMichael Part · Beyaz Balina Yayınları · 2015285 okunma