Konusunu anlattıktan sonra incelememi yapacağım. Ana karakterimiz Deva diye bir kız, kardeşi Kuzey'in aileyi borca sokması gibi saçma sapan bir sebeple babası tarafından bir erkek basketbol takımına erkek kılığında iki ay boyunca koçluk yapmak zorunda bırakılıyor. Kendisi "erkek gibi" yetiştirilmiş, "erkek gibi" büyütülmüş, "erkek gibi" giyinen, "erkek gibi" bir odaya sahip, "erkek gibi" bir kadın karakter. Kitapta da bu iki ay boyunca kızın antrenörlük yapmak yerine aslında hiç gereği olmamasına, 21. yüzyılda yaşamamıza ve sporun cinsiyete bakılmaksızın sevilebilecek/yapılabilecek bir şey olduğunun bilincinde olması gerekmesine rağmen kız olduğunu saklama çabasını okuyoruz. Devamı spoiler olabilir.
İlk olarak, kitabı sevmedim. Evet nadir de olsa tebessüm ettirdi ve evet yazım dili akıcıydı ve evet iki gün içinde metroda ayakta okuyarak bitirdim ama hayır. Çok fazla cinsiyetçi, homofobik, transfobik alt metin vardı bence. Dikkat ederseniz söylem demiyorum, alt metin diyorum. Çünkü yazarın amacı o değilmiş ama bilgi eksikliğinden öyle yazmış gibi görünüyor, ben böyle anladım en azından. Toplumda zaten yeterince önyargılı insan var, hele yazarın hitap ettiği kitle ergenlik çağındaki çocuklarken onların kafasını yanlış bilgilerle doldurmak ne derece doğru? Oraları göz ardı edecek olsak da yine de mantık hatalarıyla dolu. Kız ne kadar yanlış yapsa da iki geçiştirmesiyle herkes unutuveriyor, regl olayındaki gibi. İnsan biraz sorgular değerli 12 kişilik yaş ortalaması 25 olan basketbol takımı. Harbiden siz iki ay bu kızın hasta olmasını, yüz şeklini, sakalsız olmasını, vücudunu, giydiklerini, konuşma tarzını, davranışlarını nasıl hiç sorgulamadınız acaba? Kızın babasıyla kaç yıldır beraber çalışıyorsunuz, hiç mi bilmiyorsunuz kaç kızı kaç oğlu var? Nezaketen bile sormadınız