9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:04
Herkese Merhaba 8-9 yaş grubuna hitap eden biraz aktan zorbalığını konu almış, çocuklar için harika bir kitap önerisi ile geldim. 4.sınıfın başladığı gün okula yeni biri gelir Valentine, ama okula girer girmez Lorie tarafından alaya alınır çünkü çantası mickey mouse figürlüdür. Paul disleksi olan sözlü okuma sınavlarından oldukça korkuyor çünkü sınıf arkadaşı Lorie sürekli dalga geçip alay ediyor. Paul ve Valentine birlikte hareket edip Lorie ile dalga geçmenin yollarını ararlar, türlü türlü planlar yaparlar ama bir türlü Lorie ile dalga geçecekleri fırsatı yakalayamazlar. Taa ki bir gün parkta yine plan yapmaya çalışırlarken yaşadıkları olaya kadar. Acaba parkta neler oldu? Paul ve Valentine Lorie ile dalga geçecek mi? Çocuklarımızla birlikte okuyup bu harika kitap üzerine oldukça güzel sohbetler yapılabilir. Ben çok sevdim, sizlerinde seveceğine eminim
Eyvah Alaycı!Nathalie Somers · Erdem Çocuk Yayınları · 20261 okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2025 43. kitabı
Noel ruhunun sadece bir süs değil, bir vicdan muhasebesi olduğunu anlatan en etkileyici klasiklerden biri. Charles Dickens’ın kaleminden çıkan bu zamansız hikâye, cimri ve sevgisiz bir adam olan Ebenezer Scrooge’un içsel dönüşümünü anlatırken hem kalbime dokundu, hem de düşündürdü. Hayaletlerle dolu bir gece, geçmişe yapılan iç burkan bir yolculuk, bugünün farkına varmak ve geleceğin karanlık yüzü… Dickens, zamanın sınırlarını aşarak vicdan, empati ve merhamet üzerine harika bir alegori yaratmış. Özellikle Tiny Tim karakteri, birkaç sayfada bile insanın yüreğine işleyen bir masumiyet taşıyor. Okurken Scrooge’un soğuk kalbinin yavaş yavaş yumuşamasını izlemek, bana da bir kez daha hatırlattı: İnsan her zaman değişebilir. İyiliğe, sevgiye, paylaşıma açılan kapılar hiçbir zaman tamamen kapanmaz. “Bir Noel Şarkısı”, yüzlerce kez tiyatroya, sinemaya, televizyona, çizgi filme ve müzikale uyarlanmıştır. Hatta Mickey Mouse, The Muppets, Jim Carrey ve Patrick Stewart gibi ünlü karakter ve oyuncularla birçok versiyonu yapılmıştır. Kısa ama etkisi büyük bu novella, sadece bir Noel hikayesi değil; aynı zamanda içsel dönüşümün, pişmanlıkların ve umutların öyküsü. Dickens’ın sıcak ama tokat gibi anlatımı, bir yandan yüzümü gülümsetti, bir yandan gözlerimi doldurdu. Gözünüz korkmasın, klasik ama kesinlikle durağan değil!
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·92 syf.··
2025 179. kitabı
TANRILARIMI BEN ÖLDÜRDÜM . Sevdiğim kalem @byercanakarsu dan, şimdiye kadar okuduğum kitaplarından farklı bir türdeki kitabıyla sizlerleyim bugün. Kısa fakat sarsıcı bir okuma. Üstelik " Aşkın alabileceği tüm şekiller, sevginin bizi cezalandırabileceği yollarla birleşiyor... " diyen #tessgerritsen yorumuyla. Arel. Kendini bulmak adına Mudanya'ya doğru yol alan, valizinde biriktirdikleriyle çocukluğunun korkulu dünyasının kapılarını aralarken, geçmişine kocaman bir merhaba çakıyordu. İstasyonda evine gitmek için oyalanırken, oturduğu kafede dokuz yaşindaki kalbi kırık Arel yanındaydı sanki... Seneler sonra, kendisine annelik yapan ablası Seher ile karşılaşacak olmak bir yana, onunla sohbetini merak ediyordu. Almış oldukları tiyatro eğitimi duygularının gizlenmesi için bir iyikiydi aralarında. Son iki adet kalan Mickey Mouse baskılı çay bardakları, denizin tükürmesi, geçmişin insanı tekrar tekrar öldüren acı anıları eşliğinde onları yirmi beş yıl öncesine götüren o sahne can çekişiyordu. Ve bu satırlardan sonra, Arel'in hayatına hükmeden görülmez tanrılarla hesaplaşmasına eşlik ederken, kendi ruhumuzun derinliklerine de tanık oluyoruz aslinda. Yeri gelecek toplumun dayattığı kurallar, bazen korkular, bazen de geçmişin gölgeleri… Kimi zaman aile, kimi zaman da kendi iç sesi olarak karşısına çıkan tanrıların sesini, birer birer önce ortaya saçıp sonra da öldürerek yeniden şahlanan bir Arel var karşımızda. Hele konuklarıyla bir masa başı sohbeti var ki, edebiyatın tadına varmak bu olsa gerek. “Senin tanrıların kim? Onları öldürmeye cesaretin var mı?” diyerek, biz okurlara da meydan okuyor #tanrılarımıbenöldürdüm . Felsefi göndermeleri, psikolojik derinlikleri ve insana kendi benliğini sorgulatan gizli cümleleri ile bireysel özgürlük, cesaret ve dönüşüm üzerine yazılmış
Tanrılarımı Ben ÖldürdümErcan Akarsu · Octopus Yayınevi · 202528 okunma
Pixar'ın ve Disney animasyonun başarı hikayesi
9/10
·376 syf.·
2024 235. kitabı
Hayallerine adım adım gitmek. Küçükken Walt Disney'in Mickey Mouse'undan etkilenip animasyon yapmak isteyen, ve 3D bilgisayar yazılımı yaparken bilgisayar animasyonlu ilk filmi hayal eden bir adamın ve onun arkadaşlarının başarı öyküsüdür. Ed Catmull sanatsal yaratıcılığın teknoloji ile nasıl bütünleşeceğini gözler önüne seriyor. İzlediğimiz onca animasyon filmi, daha doğrusu filmler. Bizim için 1.5 - 2 saatlik filmler olsa da onlar için yıllar boyunca emek, zaman ve riskler teşkil ediyor. Pixar'ın nasıl kurulduğunu, nasıl dibi gördüğünü ve nasıl yükselerek bu zamana geldiğini Ed Catmull'un kendisinden öğreniyoruz. Ed Catmull bize bir şirketin yönteminin kolay olmadığını ve zorluklar karşısında ne tür hamleler yapılması gerektiğinden bahsetmektedir. Pixar'ın kuruluşunda olmasa da yükselmesini sağlayan Steve Jobs 'a da yakından bakıyoruz. Jobs bir ileri görüşlülük abidesi. Yaratıcılık A. Ş. sadece bir iş kitabı değil bir duygu birikimi. Oyuncak Hikâyesi'nin çıkış öyküsünün. Farklı senaryolar olsaydı neler olacağını, hit bir film yaptıktan sonra yükselişe geçen bir şirketin yöneticisinin neler ile karşılaşacağını ve yöneticinin ne yapması gerektiğini Ed Catmull çok iyi aktarmış. Eğer Pixar olmasaydı böyle kaliteli filmler görür müydük? (Ben Dreamworksçüyüm) Şimdi eski halinden eser kalmadı tabi. Disney satın aldıktan yıllar sonra artık eşcinsel karakterli animasyonlar çıkarıyor. Tabi eskisi gibi kaliteli senaryolar da yok. Kitapta John Lasseter gibi bir hikaye anlatıcılarının artık Pixar'ın saflarında olmadığını anlıyoruz. Umarım Pixar geçmişinde yaşadığı problemleri çözdüğü gibi yeni projelerinde hassas olur.
İnceleme
Yaratıcılık A. Ş.Ed Catmull · CEO Plus · 201637 okunma
İkinci Dünya Savaşı yılları İtalyası'yla ilgili her şey...
Puan vermedi·448 syf.··
2024 1. kitabı
İçerisinde o döneme ait katalog kapakları, posterleri barındıran renkli bir kitap. İçerisinde en çok hayret ettiğim Mickey Mouse un o dönemin eseri olmasıydı. Postmodern bir kitap olup ne kadar detaylı anlatmış olsa da sıkmayan bir kitap. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Özellikle tarih ve felsefi kitapları okumayı seven okurlara...
Kraliçe Loana'nın Gizemli AleviUmberto Eco · Doğan Kitap · 2005244 okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2023 11. kitabı
Selamun Aleykum Söylenecek o kadar çok şey var ki nereden başlasam bilemiyorum (Spoiler içerir) Arkadaşlarıyla birlikte dönemin Çeçenistan Bosna meseleri ile ilgili katıldığı bir mitingden sonra İBDA-C üyesi olmakla ve örgüte destek vermekle suçlanıyor. Henüz daha 14 ünde bir çocuk Yakup Köse gözaltına alındığında. Ayrıca çocuk mahkemesinde değil DGM'de yargılanıyor. Çete, uyusturucu, hırsızlık gibi suçlardan yatan adamların koğuşuna veriyorlar onu..( Buraya bir parantez açayım okurken bu bölümden baya etkilenmiştim: Annesi mahkemede giymesi için kargoyla bir tişört gönderiyor Yakup'a sebebini de gönderdiği mektupta şöyle yazıyor; " Oğlum, bu tişörtü üzerine giy. Hakimler senin çocuk olduğnu görmüyorlar galiba. Belki bu tişört dikkatlerini çeker" Üzerinde Mickey Mouse resmi bulunan bir tişört....)Cezaevinde yaşadıklarını az çok tahmin edersiniz. Her ne olurda olsun yılmayan, Müslüman duruşunu kaybetmeyen, bol bol kitap okuyan ,işkenceler sonrası Allahu ekber nidalarını koridorlarda yankılayan diriliş erleriydi onlar. Halil Kantarcı, Aydın Alkan, Adem Özköse, Hasan Meriç, Tuncay Aksoy ve daha birçok dönemin 28 şubat mağduru arkadaşlarıyla hapishanede tanışıyor. 14 yaşında girdiği hapishaneden 24 yaşında çıkıyor... Bir gün savcı Yakup 'a: "Seni topluma kazandırmak istiyoruz. Bunun için pişman olduğuna dair bir dilekçe yazacaksın, ben de seni akşam ailene teslim edeceğim" diyor. Yakup: "Ben neyden pişman olacağım? Hiçbir şey yapmadım ki pişman olayım. Müslüman olduğum için şuan burdayım ve işkencelere maruz kalıyorum. Ben Müslüman olduğumdan pişman falan değilim, sonucu ne olursa olsun pişman değilim" bu teslimiyet...bu dik duruş... 28 şubat dönemini anlamak  bilinçlenmek istiyorsanız kesinlikle okuyun ve okutturun bu kitabı. Okurken haksızlıklar karşısında bolca
1000Kitap
Bir Çocuğun Gözünden 28 Şubat Cezaevi NotlarıYakup Köse · Kökler Yayınları · 2016241 okunma