Bazı kitaplar vardır, okuduktan sonra seni olduğun yere çiviler.
Kinyas ve Kayra onlardan biri değil.
O seni çivilemiyor… Yerle bir ediyor.
Elimde tuttuğum şey bir roman değildi, sanki ruhumun en pis, en saklı yerlerine tutulmuş bir aynaydı.
İçime bakmaktan korktuğum ne varsa, bu kitap hepsini kustu önüme.
Kitap boyunca hep bu hissi yaşadım.
Hayatın, toplumun, ahlakın, aşkın... hepsinin içi boşaltılmış.
Her şey maskeli. Herkes sahte.
Kinyas ve Kayra, o maskeleri tek tek söküyor.
Ve sonra geriye sadece çırılçıplak bir “ben” kalıyor.
Karanlık, bozuk, kirli… ama gerçek.
BU KİTAP BİTTİĞİNDE ESKI SEN OLAMAYACAKSIN
üniversitedeki hocamın önerisi ile aldığım bir kitaptı... Tokat gibi çarpmıştı yüzüme.Sessiz kalmış kadınların sesi, bastırılmış arzuların haykırışı.
Sarsar, üzer, düşündürür… Ama en çok da güçlendirir.
bana şiiri sevdiren şairdir kendisi. kalemi olsun ,anlattıkları, hissetirdikleri öyle işledi ki içime sanki sahibini arayan mektuplar bana yazılmış gibiydi...