Öğretmenler, ölü bir öğrenciye hayattaki bir öğrenciden bambaşka gözle bakar ve her zaman, ölü bir öğrenci karşısında yaşayan her varlığın ve her gencin değerine, biricikliğine ve yerine konmazlığına bir an olsun inanırlar; oysa başka vakit genç öğrencilere karşı çokluk kötü davranır, günaha girerler de hiç umursamazlar.
Hans’ın bildiği bütün üzüntü, tasa ve istekler ona tümüyle yabancıydı, kendine özgü düşünceleri vardı kafasında, kendi sözcükleri vardı; daha sıcak, daha özgür bir yaşam sürüyor, tuhaf acılar çekiyor, adeta tüm çevresini küçümsüyordu.