Penceresizdi odam.
Bir pencere açtım duvara,
Gökyüzüne bakmak, yıldızları seyretmek, sabah, güneşi selamlayıp, kuşlara yem vermek için.
Gece izlerken gökyüzünü, yıldız kaydı birden.
Her yıldız birer güneşti ve herkesin bir dünyası olduğu gibi bir de güneşi vardı aslında.
Ondan bu kadar çoktu yıldızlar.
Cam açıktı,
Lambamdan süzülen ışık penceremden dışar çıktı.
Kendi elimle arttırmıştım kendi karanlığımı.
Rüzgar almıştı odam sabaha kadar , üşümüştü ruhum.
Sabah oldu aydınlandı tabiat.
Güneşi farklı camlarda gördüm, gölgedeydi pencerem.
Oysa kapımdan doluyordu odama güneş.
Yalnız banaydı tüm sıcaklığı.
Bazen yıldızlar gibi parlayıp, dolunay gibi ışık saçması yalnız banaydı.
Kapattım pencereyi, ördüm kerpiçle duvarı.
İçindeki ışık, çıkmasın diye dışarı.