Bazen insan zenginlikle mahrumiyeti aynı anda yaşar da dudaklarından şöyle bir cümle dökülüverir: "Bana aynı anda hem 800.000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi!"
Aslında Habil Kabil'den güçlüydü. Dileseydi öldürülmeden önce öldürebilirdi kardeşini. Bu yüzden ona, "Beni öldürmek için elini bana uzatırsan; ben seni öldürmek için elimi sana uzatmam. Muhakkak ki ben alemlerin rabbi olan Allah'tan korkarım."demişti. Ancak Allah'tan korkanların elinde güven içinde olabilirdi insanlık. Bu yüzden canını feda etmekte tereddüt etmedi bir an. Hani yüce Allah tarafından kabul edilen kurbanı var ya kardeşini kıskançlıktan çıldırtan... İşte o kurbandı cennetten geçip Hz. İsmail'i kurtarmak için dünyaya yeniden dönen. O kurbandı Hz. İsmail'in boynundan uzaklaştıran bıçağı. İblis'ten rövanşı alan kurban o kurban!
Esasında ciddi halkla ilişkiler problemleri yaşıyor çağdaş bilim ve teknoloji. İnsanlar, olmakta olanların kendilerine açıklanmasını istiyorlar; beyaz gömlekli gözlüklü bilim adamı tipi artık kendini bilime adamış yarı aziz olarak görülmüyor.