Öncelikle itiraf etmeliyim ki kitap kapağını beğenip,sonrasında içeriğini okuyarak aldım bu kitabı.Basit ama samimi bir dille anlatılmış olan, anılarda kendi yaşamımdan çok fazla şey bulduğum tatlı bir kitaptı.Özellikle içinde kare kodların olması ve tekrar o şarkıları dinlememe vesile olması beni benden aldı
Emeğinize sağlık Mihrap Altıntaş
80 lerde cocuk yada genc iseniz bu kitap cok sey anlatir okurken yuzunuzde hafif bir tebessumle anilara dalmaniza sebep oluyor ve ufak bir ozlem dalgasi vuruyor
#kitapyorumu
#KasediBaşaSardır
Ah çocukluğum, çocukken yaşadığım güzel anılarım...
Nasılda canlandı gözümde hepsi birer birer...
Erik ağacına dalardık komşu çocuklarıyla sokaklarda oynardık korkusuzca...
Odun sobasının sıcağında oturur kış geceleri ninemin anlattığı masallardaki kahramanları hayal ederken kestane közler mandalina yerdik.
Sokaklarda oynadığımız oyunlarda açlık nedir bilmezdik komşu teyzelerin kapılarını çalar su isterdik. Bazen de bir komşu teyzenin salçalı ekmeğini yerken oyunumuza devam ederdik.
Güzel günlerdi güzel anılardı. Satırları okudukça her anımı tekrar tekrar yaşadım. Nostalji keyfi, çocukluğum köyüm evim hepsi ne güzeldi. Ve daha sayamadığım birçok anım
Yazarımız beni çocukluğuma götürdü. Akıcı anlatımıyla, yazdığı şiir ve anıları okurken keşke çocuk kalsaydım dedim. Mihrap Altıntaş kalemiyle tanıştığım için çok mutluyum.
Keyifle okunulan harika bir anı yolculuğu..
Yazarımızı tebrik ediyorum..
70li yıllarda çocukluk geçiren #mihrapaltintas o günlerden bu günlere uzanan yaşam öyküsünde yılların değiştikçe yaşam koşullarının da değiştiğinin taniklarindan; eskiden aile bağlarının, mahalle kültürünün, komşuluk ilişkilerinin birlik beraberlik ve dayanışma icinde sürdürüldüğünü samimi ve yalin anlatımı ile yazdığı anılarından anlıyoruz. Eski yılları anmak isteyenlere başucu kitabi gibi olmus; özlendikçe o yillar açıp okunacak belki de Ben de 80lerin sonlarında doğmuş 90larda cok guzel bir çocukluk yaşamış biri olarak kitabi okurken anlatılan pek çok anıya ortak oldum. Beni o, aksam ezanı okunana kadar sokakta oynanan, kavga etsek de hemen barışıp oyunlar turettigimiz, tasolu, sobalı, külahta dondurmalı, leblebi tozlu, walkmanli, kasetli, şahane pazarlı, bizimkiler dizisi izlediğimiz günlere götürdünüz. Sanirim her nesil kendinden sonra gelenlere "Siz bilmezsiniz eskiden şu şu vardi..." diyecek. Cok cabuk gecmiyor mu zaman, cok hizli tuketmiyor muyuz hayati?.. Kaleminize yüreğinize saglik sevgili @mihrapatintas cok guzel bir #kitap olmus #kasedibasasardir. Ve kapagina ayri bayildim yeni nesil kalemle
kaset arasindaki bağlantıyı bilemeyecek ne yazık ki :(
Unutulmuş birer birer eski günler eski günler...
Düşünüyorum da zaman nasıl hızlı geçiyor. Çocukken, büyüklerimizin ağzından duyduğumuz "bizim zamanımızda" ile başlayan cümleleri şimdi biz kuruyoruz. Çocuklarımızın büyümesine sevinirken kendimizin de büyüdüğünü unutuyoruz.
.
Hayat, koşullar, teknoloji ne kadar ileri gidip bizi rahatlatsa da galiba yine memnun değiliz. İçten içe, eski gelenek, görenek ve adetlerimizi, dostluklarımızı, yorulsak da her şeyi kendi elimizle yaptığımız işleri, masum aşkları, samimi duyguları özlüyoruz. Hiç bitmeyen aile sohbetleri, çıkarsız komşuluk ilişkileri, tatil için fırsat olarak görülmeyen bayramlar, internetsiz telefonlar, televizyonda defalarca izlediğimiz Türk filmleri, anlam yüklü sözleri ile bizi mest eden şarkılar, tertemiz duygularla yaşanan aşklar ve daha niceleri... Bu kitapta aradığınız herşeyi bulacaksınız.