"En sevdiğim şey, hava kararırken köylülerin evlerinin önünde oturmaktı. Batan güneşin ışıkları ağaç dalları arasından süzülürken, kuyudan su çekip toz kalkmasın diye toprağı ıslatan köylüleri izlerdim."
''Ruhum her şeyle dopdolu… Taşıyor. Hâlâ, hâlâ sevmek istiyorum, sevmek, sevilmek, acı çekmek, ağlamak, ölmek ve öldürmek istiyorum… Bu hayata ve bahar kokusuna, bu hatıralara tahammül edemiyorum. Ağlamak, feryat etmek, çıldırmak istiyorum. Ve onun için… Sadece onun için… Son günlerde biraz unuttum zannetmiştim. Yalan, yüz bin kere yalan. Unutamıyorum ve mutluyum. Hatta unutmak istemiyorum, onun için sızlanmak, aşk için inlemek, feryat etmek bile bir mutluluk...''
Sayfa 41 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
''Artık her şeyin bittiğini, onun beni sevmediğini, belki artık kesin unuttuğunu, hatta benden nefret ettiğini düşünmeme rağmen, 'O gelsin, mutlaka görüşeceğiz.' diyordum. ''
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
''Gideli iki aya yaklaşıyordu, ben hâlâ, hâlâ o kirli kış sabahları, gece yarıları uyanarak matemli hatıralarımla helak oluyordum. Hiçbir şeyi unutmuyordum, çünkü her gün defalarca, hayatımızı en küçük ayrıntısına kadar, tekrar tekrar kafamda canlandırıyordum, bilhassa bana ikram ettiği lütufları...''
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu