‘Ah birader! Dürdane o kadar sevda yaradılışlıdır ki sevdiği adama iki cihanı feda eder. Bense Dürdane’yi öyle sevdim ki Dürdane’ye hatta Dürdane’yi de feda ederim.’
Bu sözü söyleyerek, manasını anlayıp anlamadığıma hükmetmek için büyük bir dikkatle yüzüme baktı. Ben dedim ki: ‘Sözünüzü anladım. Yani Dürdane Hanım’a olan aşkınız o sizi reddettiği hâlde bile yok olamayacak aşklardan olup, bilakis sevdiğiniz tarafından reddedilmeye katlanmanın da onun hakkında büyük bir fedakârlık olacağını düşündükçe fedakârlığın böyle hiç kimse tarafından yapılamayacak bir derecesine de katlanmanızı aşkınızın şiddetine uygun bularak tatmin bile oluyorsunuz.’