“O zamanlar başlarına kova kadar bir hotoz giyen ve başörtüsü ile ferace gibi bir setrî içine sımsıkı bürünen bir Yahudi kadına bir gün gelip de kendisi gibi Boliçelerin alafranga fistanlar giyerek, şapka takarak, saçlarını da çeşitli tarzlarda tarayıp açacakları haber verilseydi, Yahudi kadın kıyametin gelişi haber veriliyormuşçasına ürküp korkardı. O zamanlar başındaki kavezayı kulaklarına kadar indiren bir erkek Yahudi ihtimal verebilir miydi ki bir zaman gelecek de Yahudiler sakallarına makas ve hatta ustura değdirecek? O zamanlar hiç kimsenin kıyafeti ve yaşam tarzı öteden beri kendi kavimlerine mahsus olan şekilden ayrılmazdı. Şimdilerde bile bunun bir mertebe etkisi görülüyor ya! Velhasıl o zamanlar Yahudiler şu fani dünyanın yalnız parasından başka hiçbir şeyine rağbet etmemekte şimdiki hallerinden pek çok ilerideydiler.”