“Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki her boş ânı yokluğuyla dolduruyor.”
Darağacına götürülen bir kişi yolunda gülümseyen çiçekleri değil, baltanın ucuyla başını dayayacağı sehpayı görür, etle kemiğin ayrılmasını, önünde açılan mezarı düşünür.